Nasıl onun gibi bir adam anlatmak için

Çekicilik nedir dersek onun da spesifik bir tanımı yok. Genel gözlem şu: Erkek olsun kadın olsun fark etmez. Bir insanın yanında rahatsız olmuyorsak, güvende hissediyorsak, bir şeyler anlatmak için çekinmiyorsak ve onu zevkle dinliyorsak o erkek veya kadın çekicidir. Çekici erkeğin özelliklerini inceleyelim. Evet liste yapıyoruz. Kapının önü, yaya geçidi, senin kazağın, inatçı keçi, yakışıklı adam, geçen hafta, tanınan kişi, senin elin, onun ağlaması gibi. Bazen de soruya verdiğimiz cevaba göre vurgu yeri değişiyor. Mesela burada 'ne okuyorsun' dendiğinde bir cevap vermem gerekirse, 'kitap okurum.' Musa bu ilkeye göre yaşadı. Güçlü Firavunun önüne çıkmak gibi zorlu bir görevden, değneğini Kızıldeniz’e uzatmak gibi basit görülebilecek bir göreve kadar Tanrı’nın ondan yapmasını istediği her şeyi yaptı. Verilen emir kolay ya da zor olsun, Musa itaat etti. “Tam söylendiği gibi yaptı” (Çıkış 40:16). Çocukken adam, futbolcuyken hoca olmuştur, etrafını neşeyle doldurmuştur. Espri yapmadan zaten gerçeklerle bir başkasını güldürebilen başkasını bulamazsınız. Güldüğünü görmedik, dişlerinden zannettik, meğer adam hiç gülmezmiş! Futbolculuğuna laf etmek için Maradona olmak lazım. Öfkelerine hâkim olamayan din adamları, İsa’yı yakalatmak için görevliler gönderdi. Ancak adamlar eli boş döndü. Yüksek kâhinler ve Ferisiler “Onu neden getirmediniz?” diyerek bir açıklama istediğinde, görevliler “Onun gibi konuşan biri görülmemiştir” diye karşılık verdi. 9– Türkçe dışında herhangi bir yabancı dili kullanarak kelime anlatamazsınız. Buna şarkı ya da film adları dahildir. Örneğin “örümcek adam” sorusunu anlatırken “spiderman” diyemezsiniz. 10– İşaret dili kullanılamaz. Örneğin “alkış” kelimesini anlatmak için ellerinizi birbirine vuramazsınız. “Yazmak, bir yazarın tüm yaşamıdır. Yazmak içimizdedir, yaşamdır. Kalemi elimden almasınlar tek, on beş yıl tutsaklığa katlanırım” demiştir, Dostoyevski. Onun için yazmak, yaşamaktır. Gabriel Garcia Marquez ise biraz daha farklı düşünür. Onun için yaşamak anlatmak içindir. Hayat, insanın yaşadığı değildir. Ama emin olmak için sen de ona dokunarak tepkisini ölçebilirsin. Aynı şekilde konuşurken ya da şakalaşırken elini onun elinin üstüne koy, eğer kendini geri çekmiyorsa senden hoşlanıyor demektir. Utangaç bir erkekse ilk başta kendini geri çekme refleksinde bulunabilir, bu seni korkutmasın. Sonraki davranışlarına dikkat et. Homeros, Dante, Shakespeare şiiri anlatmak için büyük çaba harcadılar ama şiiri deniz gibi tam anlamıyla kimse, hiç kimse anlatamadı. Deniz gibi, o da yalnız kendi anlatır kendini. Şiir sevgilidir, şiir yazandan iyi koca olmaz. Anlatmak İçin Yaşamak, anlatmak, yazmak için yaşamış bir yazarın anılarının çok ötesinde bir kitap. Ancak onun kaleminden çıkabilecek, roman tadında okunabilen bir eser. Anlatmak İçin Yaşamak'ta 'Hayat, insanın yaşadığı değildir; aslolan, hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır' diyen yazarın ...

Musa Orhan başka suçlar da işledi

2020.08.28 23:33 karanotlar Musa Orhan başka suçlar da işledi

Musa Orhan, İpek’e “başka kızlara da yaptım” diyor. O kızların kimler olduğu, İpek’e yapılmak istendiği gibi satılıp satılmadığı sorgulanmadı.
İnci Hekimoğlu
Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin eksikleri ortada. İddialar arasında “fuhuşa zorlama” da var.
İpek’e tecavüz edip ölümüne yol açan Uzman Çavuş Musa Orhan bir hafta geçmeden tahliye edildi. “Kaçma şüphesi olmaması” ve “rızaya dayalı ilişki” gerekçesiyle. Oysa Adli Tıp raporu ilişkinin zorla olduğuna ilişkin bulguları sıralamıştı, raporunda. Mahkeme belli ki Adli Tıp raporuna göre değil, yasalara göre değil, “vicdani kanaatine” göre karar vermiş.
İpek’in intihar etmeden önceki mektubunda yazdıkları da mahkemenin “vicdan” sınırlarından içeri sızamamış.
İpek sadece cinsel saldırıya uğramıyor, o mektupta çok önemli suçlar ve suç ortakları da anlatılıyor.
1 – Ölümle tehdit
“ … nasıl valizlerini aldım. Kimse fark etmedi. Aklını başına al dedi. ‘Ecelin benim elimden olmasın kalk giyin’ dedi.”
2 – Fiziksel şiddet
“Ben ağladım, bana kendini diktirirsin dedi. Saçımı çekip yerden sürükledi, ‘kimse sana inanmaz’ dedi. ‘Sahipsizsin’ dedi.”
3 – Tecavüz ve zorla alıkoyma suçuna yardım ve yataklık eden 2. şahıs
“Şimdi onun ev arkadaşı Ali onu Allah’a havale ediyorum bana bir şey demedi ve benle hiç konuşmadı.”
4 – Kadın satışı yapmak
“Siirt Petrol otobüsündeki çalışan Mehmet, hatırladığıma göre ona Musa ortak ilişkiye girdiğimi kuzen dedim adama. Adamın telefonunda onunla iletişime geçtim ve Mehmet’e vardığımda kuzeni falan yoktu.”
İpek’in annesi: “Otogarda birileri ona uzman çavuş M.’nin kendisini başka erkeklere sattığını ve buradan hemen gitmesi gerektiğini söylüyor. O da bunun üzerine kaçmaya başlıyor.”
5 – Zorla ilaç içirmek
“Bana gebelik hapını suya koyup içirdi.”
6 – Seri tecavüz
Musa Orhan, İpek’e “başka kızlara da yaptım” diyor. O kızların kimler olduğu, İpek’e yapılmak istendiği gibi satılıp satılmadığı sorgulanmadı.
Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin eksikleri ortada. İddialar arasında “fuhuşa zorlama” da var. İpek mektubunda yazdıklarını ailesine de anlatıyor. İzmir’e vardığında ne Musa Orhan’ın karşılayacağını söylediği kuzene ulaşabiliyor ne de Musa Orhan’a. Belli ki bu olaylara tanık olmuş, bilgisi olan Mehmet adlı Siirt Petrol adlı otobüs firması çalışanı İpek’e acıyıp üç kişiye satıldığını ve kaçmasını söylüyor.
Adli Tıp raporu tecavüzü ve verilen ilacı doğruluyor ama başka da bir soruşturma yapılmıyor.
Ne otobüs firması çalışanı Mehmet’in ifadesi alınıyor ne de Musa Orhan’ın İpek’i götürdüğü ev sahibinin.
Musa Orhan ise önce reddettiği alıkoyma ve tecavüz suçlarını, Adli Tıp raporundan sonra kabul ediyor ve “alkollüydüm” savunması yapıyor. Ama buna rağmen tahliye ediliyor.
Musa Orhan’ın “bana bir şey olmaz” sözleri doğrulanırken, başka şiddet olayları yağmaya devam ediyordu.
Bir tek günde, hatta birkaç saatte gündeme düşen kadına yönelik şiddet haberlerine bakın.
– Van’da cinsel istismara uğrayan 16 yaşındaki çocuğun ‘rızası var’ denilerek astsubay hakkında soruşturma başlatılmadı.
– Çorum’da dini nikahlı eşi R.A. (51) tarafından vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanan 3 çocuk annesi Gülten K., (37), ağır yaralandı. Annesinin bıçaklandığını duyan 9 yaşındaki D.A., polislere “Siz siz olun kadınları koruyun” dedi.
– Barış Yarkadaş’ın paylaşımı: Antep’te 15 yaşındaki çocuğa tecavüz eden 36 yaşında evli ve 3 çocuk babası X, sadece 12 gün tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldı.
– Batman’da yolda yürüyen 2 çocuk annesi 21 yaşındaki E.T., eski eşi tarafından sokak ortasında silahla vurularak öldürüldü.
– Antalya’da Sennur N, fiziksel şiddetine maruz kaldığı Süleyman Tümbek’ten, tehditleri nedeniyle defalarca şikayetçi oldu. Adam dün kadının kız kardeşi Şenay N.’yi boynundan ve karnından bıçaklayıp kaçtı.
Bu tabloyu görmezden gelerek İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamak yerine kadük bırakmayı, asılsız iddialarla Sözleşme’nin iptal edilmesini isteyenler kadına karşı süren kıyımın baş sorumluları.
Çünkü kıyım öyle iddia edildiği gibi bir sapığın, bir sarhoşun, bir psikopatın elinden çıkmıyor.
Eril sistemin yargısından medyasına, güvenlik güçlerinden karar vericilerine kadar, şiddete karşı aldıkları tutum ve izledikleri siyasetin yukarıdan aşağıya tüm kurumlara, toplumun tüm katmanlarına yayılması, ana okulundan başlayarak ince ince işlenmesi ile oluyor.
Bu politikanın günlük yaşama yansımasını Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği rakamlarla ortaya koydu. Dernek’in İstanbul Sözleşmesi’nin tartışmaya açılması üzerine hazırladığı videoda kadına yönelik şiddet olaylarında resmi tablonun vahameti teşhir edilmiş.
Türkiye’de her bin şiddet olayında faillerinin 992’sinin cezasız kalıyor. 10 kadından 4’nün en az bir kez fiziksel ya da cinsel şiddete uğruyor ama şiddete uğrayanların yalnız yüzde 7’si polise bildiriyor. Polise akseden olayların ise yüzde 42’sinde ya işlem yapılmıyor ya da mağdur ve fail barıştırılıyor.
Faillerin hepsi de ya ‘aile babası’ ya da ‘aile babası’ adayı. Mesela Musa Orhan evlenirse kadının ve çocuklarının şiddete uğrayacağını tahmin etmek falcılık olmaz herhalde. İşte korumaya çalıştıkları aile yapısı da bu. Kadın ve çocuklara şiddetle tahakküm eden, itaat ettiren aile düzeni. En küçük ferdine kadar otorite karşısında boyun eğmeyi öğrenmiş bir toplum.
Belki hep aynı şeyleri yazdığımız için sıkılanlar vardır ama iktidarlar savaş politikalarını, egemenlik konforunu ve toplumsal mühendisliklerini kadın üzerinden sürdürmeye devam ettikçe bize kalan da hiç bıkmadan tekrarlamak oluyor. Yazmak, anlatmak, protesto etmek, birlikte mücadele etmek gibi…
https://www.artigercek.com/yazarlaincihekimoglu/musa-orhan-baska-suclar-da-isledi
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.07.29 15:07 griljedi GRRM - 2006 Söyleşileri

- Panelde GRRM, Romeo ve Juliet gibi trajik aşk hikayelerini daha çok tercih ettiğini söylemiş ki ASOIAF’a genel olarak baktığımızda, durum gerçekten böyle. Ayrıca kitaplarındaki cinsel sahnelerin “gereksiz” olduğu iddiasını da alaya almış; sürükleyici bir deneyim yaratmaya çalıştığını, cinselliğin insan hayatının büyük bir parçası olduğunu ve karakterlerinin gelişimi için gerekli olduğunu savunmuş. Cinsel sahneler konusunda ölüm konularından daha çok şikayet mektubu almaya başladığını ifade etmiş.
- Jaime karakterini en başından beri karmaşık bir karakter olmasını mı planladığı yoksa yazım aşamasında mı karar verip vermediği ile ilgili soruya “gri karakterleri keşfetmeyi seviyorum ve en başından beri Jaime’nin karmaşık olmasını planlıyordum” diye cevap vermiş ama bazı detayların yazım aşamasında ortaya çıktığını da eklemiş.
- Gri karakterler yazmayı tercih ettiğini vurgulamış çünkü gerçek hayatta da insanların karmaşık olduğunu ve iyi kötü şeyler yapmaya eğilimliğini ifade etmiş. Kurgularda bir savaş kahramanının ve eve gittiğinde ailesini döven insanları birbirinden ayırma eğilimlinde olduğunu ama gerçekte böyle olmadığını, kendi kitaplarında da böyle yapmadığını ifade ederek; arkadaşlarının hayatını kurtaran bir kahramanın eve gittiğinde ailesini dövdüğünü ama bu yaptığı kötü şeyin yaptığı diğer iyi şeyi ortadan kaldırmadığını ama ikisinin de aynı kişi olduğunu vurgamış; kahraman ve kötü.
- Yeni kitapta Arya ve Asha’yı göreceğimizi ve yeni bir POV karakteri olacağını söylemiş ama bundan sonraki kitaplarda daha fazla yeni POV karakteri olmayacağını umduğunu ve mevcutların da azalacağını ifade etmiş. Ayrıca zaman çizelgesi olarak Ejderhalarla Dans’ın Kargaların Ziyafeti kitabını geçebileceğini ama bunun kitabın uzunluğuna bağlı olduğunu da eklemiş. Ayrıca Castery Kayasını ve Yüksekbahçeyi de kesinlikle göreceğimizi belirtmiş. (Şimdi 2005 senesinde 4. kitap yayımlandı ve 2006’da Dans’ı yazmaya başlamış görünüyor çünkü birkaç bölüm de okumuş panelde yahut zaten elinde önceden yazılı notlar vardı, genelde hep bir sonraki kitap için elinde el yazmaları oluyor. Bahsedilen yeni POV karakteri belli ki Melisandre idi ama Kaya ve Bahçeyi kesinlikle görmedik ve zaman da 4. kitaptan ileride değildi. Burada bir fikir değişimi olmuş, demek ki hikaye çizgisinde farklılık var.)
- GRRM’e neden uyumsuzlar ve dışlanmışlar hakkında bu kadar çok şey yazdığını sormuş. O da “bir seviyede herkesin garip ve uyumsuz olduğunu” ifade etmiş. Bariz uyumsuzlar dışında (Tyrion ve Brienne), Davos soylu olmaması yüzünden uyumsuz iken ki yüksek konumundan hep rahatsızlık duyuyor; Ned, kardeşinin hayatını yaşadığı için – Kışyarı ve Cat ile evlenmek- kendini uyumsuz hissediyor ki istediği ya da seçeceği şey bu değildir.
- Hikayedeki kötü adamların “diğer tarafın kahramanları” olduğunu ve hiçbir kötü adamın uyanıp “hmm bugün ne kötülük yapsam” diye düşünmediğini, kendi motivasyonları olduğunu ifade etmiş.
- Yeni kitapta olacak POV karakteri sorulmuş ve Arya’yı da göreceğimizi söylemiş ve arkasından bir Zeki Müren espirisi patlamış. “Peki, Arya da bizi görecek mi?” diye sormuşlar. “Elbette ki hayır... O bir kurgu karakter, bizi göremez ama o görecek mi....? Bilmiyorum.. herhangi bir şey?” Arya’nın sona yaklaştığını ifade etmiş. Anladığım kadarıyla Braavos macerasını ve eğitimini kast ediyor ki bir zahmet yani, lütfen. Bu durumda ön gördüğümüz gibi 6. kitabın en geç yarısında bizim Dişi Kurt, Westeros’a geri dönüyor.
- Kitabın neden bu kadar uzun sürdüğüyle ilgili soruya “hata yaptığını” itiraf ederek başlamış. Tolkien’in LOTR’u ilk Shire ile başlatıp zamanla diğer coğrafyaları tanıttığını, hikayeyi genişlettiğini ve bunu çok iyi şekilde yaptığını söylemiş ve kendisi de aynı şeyi yapmaya çalışmış; en başından beri dünyasının yeni coğrafyalarını ve karakterlerini tanıtmaya çalışmış ama kendini bir sürü topla havada bulduğunu ve onları orada tutmak zorunda olduğunu yoksa topların kafasına düşeceğini söylemiş. (Özetle işler biraz kontrolünden çıkmış görünmekte.) Bazı okuyucuların Ziyafetteki yeni pov karakterlerinden fazla hoşnut olmadığını ve eskileri istediğini ama coğrafya olarak yeni pov karakterlerine ihtiyacı olduğunu ve tek bir pov karakteri ile - Dorne ve Demir Adaları - anlatmaya çalışsa da bunun işe yaramadığını söylemiş. Bu da fazla gecikmeye neden olmuş.
- Rorge ve Isırık için bilgi verdi, Flea Bottom’da Rorge’un bir barı varmış ve adam sıçan, köpek ve ayı yavru dövüşleri düzenleyerek para kazanmış ve sonra yetim genç Isırık’ı bulmuş, içeri almış ve onu dövüşlere sokmaya başlamış; ayı yavruları vs. ile.
- Eğer kitap bitmeden ölürse ne olacağını sormuş. GRRM “sipariş üzerine kitap yazan yazar bozuntularının kitaplarımı bitirmesini istemiyorum, kitapları bitirene kadar uzun yaşayacağımı ummanız gerekir.” diye cevapladı (ulan hızlı yaz o zaman!).
- İnsanları, karakterlerin isimlerini bebeklerine vermesini hala şaşırtıcı bulduğunu söylemiş. Güzel ve Çirkin (GRRM’in yazdığı, birkaç sezonluk dizi) dönemlerinde, bir kadın karakter öldürüldü ve yeni biri tanıtıldı. Bu olayın üstünde ağlayan öfkeli bir kadından telefon almışlar ve yazarların bebeğini öldürdüklerini söylemiş; kadın, bebeğine J karakterinin ismini vermiş. GRRM “Dikkatli olun,” diyor; “karakteri şimdi seviyorsunuz ama ya üç kitap sonra?” (Özeti yazan arkadaş, sonuç; çocuklarınıza, karakter öldükten sonra isim koyun. Demiş. Aklıma Dany ve Tyrion’ı oynayan Peter’ın açıklaması geldi nedense).
- GRRM’e kitaplarda en hafife alınan karakterleri sordu ama o bu soruya GERÇEK bir cevap vermedi ama okuyucuların hangi karakterleri sevmediğini bildiğini söyledi; Sansa ve Cat ama ikisini de sevdiğini söyleyerek ekledi; Arya, Jon ve Tyrion çoğu okuyucunun favorisi diye ekledi.
- Biri Tywin ve fahişeyi (shea) sordu ama GRRM, buna burada cevap vermeyeceğini sonraki kitaplarda çözüleceğini söyledi.
- George, planlanan 5 yıllık atlama hakkında gerçekten aptal hissettiğini söyledi. Başlangıçta Jon'un Sur’da otururken "Lord Commander olduğumdan bu yana yıllar oldukça sessiz geçti ama bunun şimdi ortadan kalkmaya başlayacağını düşünmeye başladım ..." diye hayal ettiğini ifade etti. (Saçmalığını fark etmiş durumun) Yetişkinler, Arya'nın ergenliğe girmesini bekleyemez.
- Bölümlerin (POV) başlıklarının isminin karakterlerin kendilerini nasıl düşündüklerine – özellikle Sansa’nın- dair bir baş sallama olduğundan bahsetmiş (Bu Sansa ve Aleyne konusunda söylediği bir şey vardı ama ileriki yıllara air bir söyleşiye ait).
- Ned Stark’ın Lord Hastings ve Robert’ın da Edwardu IV ile benzerlikleri olduğu, ikisinin de beklenmedik anda uyarılmaksıızın kafasının kesildiği söylenince GRRM de “Eğer daha dikkatli bakılırsa diğer tarihi figürlerle de benzerlikler görülür; Henry VIII’in Robert’ı ve Richard III de Tyrion’a benzer (yahut tersi işte). Marg’ın işkence gören bir şarkıcı tarafından itirafla ihanete uğrayan Anne Boyne’a benzediğini söylendiğinde GRRM “temelde böyle” diyerek bunu kabul etti. Lakin verdiği cevapların hiçbiri açık değilmiş.
- Seriye başladığınız zamandan beri hikaye konusunda çok sapma var mı ya da tüm hikaye konusu başlangıçtan beri az ya da çok hesaplamış mıydınız? İlk tasarladığınızdan daha fazla karakterler eklediniz mi? Serinin yazım aşamasında ilk planlarınızda hiçbir değişim yaptınız mı?
Hikayede sapma var diyemem ama bir yerden diğer yere varmak ilk tasarladığımdan daha fazla zaman ve sayfa aldı... belki de karşılaştığım yerleri ve karakteri bu kadar ilginç bulduğum içindir. İnsan olduğunda ısrarcı olan mızrak taşıyı ikincil ve üçüncül karakterler bu konuda asıl suçlanacak kişiler; yapmalarını istediğim tek şey orada durmaları, sessizce durmaları ve mızrağı tutmaları. (*Mızrak taşıyıcısı, bir oyunda küçük bir rolü olan, eylemleri az önemli olan karakterleri ifade eder.* ) Evet, bazı başlangıç planlarımda değişim oldu. Eğer olmasaydı ben sadece noktaları birleştirirdim ve bu da beni delirtirdi. Bazı yazarlar mimar, bazıları da bahçıvandır, ben ikincisiyim. Hikaye, yazım sırasında kendine ait bir yaşam sürer (yani hikaye, yol boyunca kendi kendini geliştirir, büyütür ve kendini anlatır demek istiyor. GRRM bu tarz hikayeler yazabiliyor, öbür türlüsünde ilgisini kaybediyor).
- Dünyanızda bilhassa gurur duyduğunuz bir parça var mı?
Sur’u seviyorum. Bildiğim kadarıyla bir fantezi dünyasında eşsiz, benzeri yok.
- GRRM, Cersei ve Dany’nin doğrudan tezat oluşturmayacağından pişmandır...(anlamadım doğrusu) GRRM, zaman çizgisini belirsiz tutmaya çalışıyormuş. Karakterlerini ayrıntıyla anlatmak için fazladan nefes alanlarını seviyor. Bran’ın herhangi bir bölümü yoktu ve Dany’nin sonu farklıydı. Şimdi onun sona erme biçimini seviyor (Yine anlamadım, önü ve arkasında açıklayıcı bir şey yoktu, biraz saçma bir özetleme olmuş olan biteni).
- Krallar, bir kişiyi şövalye ilan edebilir ama Lordlar edemez. Lordun bir kişiyi şövalye yapabilmesi için kendisinin de şövalye olması gerekir, bu yüzden Eddard Stark kimseyi şövalye yapamaz ama Kral Baelor bir kral olarak yapar. Krallar için en önemli şey lordlar ilan etmek, sorun onlara toprak verebilmekte (Böylece Jorah, İnanç’tan olmadığı halde nasıl şövalye ilan edildiğini öğrendik, kral istediğini şövalye yapabilir).
- İkinci Ejderhaların Dansı, Dany’nni istilası manasına gelmesi gerekmez (Bu ilginç işte; kırmızı ringa balığı mı uzattı yoksa GRRM’in aklındaki 2. Dans bizim kafamızdakinden çok mu farklı? )
- Kitapların geri kalanında tüm karakterler olacak mı sorusuna; “Evet, ADWD'den sonra tüm karakterleri aynı kitapta bir araya getirmeyi umduğunu” söyledi. Kahkahalar atarken birazını öldürmesi gerektiğini de ekledi.
submitted by griljedi to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.07.25 10:45 Asusnur GRRM - 1999 Söyleşileri - 3

Bu çeviri @griljedi tarafından yapılmıştır
26 Mayıs 2020
Bu son söyleşi ile beraber, GRRM’in 1999 yılı söyleşileri tamamlandı. 2000 ve 2001 söyleşileri hazırlanıyor. Keyifle okuyun.
Starklara ilham veren şey neydi? Taht Oyunlarındaki Stark hanesi fevkalede idi.
Cevap vermesi zor bir soru. Sanırım bir aile hakkında kitap istedim. Bir sürü roman yazdım ama çoğunlukla kahramanlarımın hep yalnız kişiler olduğunu fark ettim. Onlar hiçbir şeye ya da kimseye bağlı olmayan genç ya da yaşlı insanlardı. Bu yüzden bir aile birimiyle bir kez uğraşmanın ilginç olacağını düşündüm. Ayrıca Kralların Savaşı’nda çok fazla tarihten ilham var ve bunu yaparken çok fazla tarihi roman ve tarih okudum; orta çağ’ın aile birimlerinden etkilendim. Güç, o zaman ailevi bir şeydi. Bu dinamil benim için ilginç görünüyordu ve keşfetmeye de değer.
Serideki bir çok karakteri ve alt grafiği düz tutmayı ve hepsinin hareket kabileyetini sürdürmeyi zor buluyor musunuz?
Evet, bazen zor olabiliyor ama hepsini kafamda düz tutabiliyorum. Bu karakterlerin her biri benim için çok farklı ve farklı seslere sahipler ama şüphe yok ki tüm olayların ve zaman çizgisindeki olay bütünlüğünün birbirinin içine girmesi beni deli ediyor. En uygun uyumu sağlamak için olayları en 90 kere tekrar karıştırıyorum. Umarım sonunda hepsini anlamlı hale getiriyorum.
Çok sevdiğiniz bir karakter var mı?
Kabul etmeliyim ki Tyrion’dan hoşlanıyorum ama elbette o bir kötü adam ama hey, iyi bir kötü adamdan daha iyi bir şey yok.
Büyü, 2. kitapta ilkinden daha fazla rol sahibi. Bu konuda ileride daha fazlasını görecek miyiz?
Bu fantezi romanı, bu yüzden içine biraz büyü katmam gerektiğini düşündüm ama bunu çok dikkatli ele almak istedim. Tolkien’in iyi etki sahibi olduğu noktalardan biri de budur. Orta Dünya’nın sihirli bir dünya olduğunu hissedersiniz ve öyledir de; gizem, merak ve sihir ile dolduur ama baktığınızda çok fazla sihirli sahne de yoktur. Gandalf bir büyücü ama aslında büyülü neler yapıyor? Tolkien daha çok “gizem” kullanmıştır. Sauron asla sahneye çıkmaz, büyük ve kötücül sihirli güçleri olduğunu biliriz ama bunları görmeyiz, ne olduğunu bilmeyiz. Sihrin bütünüyle ele alınması incelikli bir halindedir. Onun orada yaptığını anladığımda bana harika bir seçim yapmış gibi geldi. Sıradan bir yerde bir kasap dükkanına ya da dişçiye gider gibi caddenin köşesindeki büyücünün dükkanına herkes ile beraber gidebiliyorsanız, şaşırtıcılığını kaybeder (Yani sıradanlaşıyor). İlk başta sihrin çok incelikli olacağı ve sonra kitaptan kitaba çıkacağı bir seriyi kasten tasarladım ama her zaman alışılmadık ve şaşırtıcı tutacağım.
Şimdiye kadar seri çok ilgi çekiciydi ama aynı zamanda çok karanlıktı ve bazı ana/büyük karakterler için işler daha da kötüleşecek gibi görünüyor. Çok karanlık olduğundan endişe ediyor musunuz?
Bu konuda biraz endişeliyim, çoğunlukla okuyucuların söylediğini duyduğumda. Ancak öte yandan, eğer sadece düşük bir fantezi istiyorlarsa, onlara bunu verebilecek çok sayıda insan var. Bu tür şeyler yazmakla ilgilenmiyorum. Ayrıca, yapmak istediğim bir şey olan şüpheyi arttırdığını düşünüyorum. Okuyucuya herhangi bir karakterin her an ölebileceği hissini vermek istedim. Bu, eğer (karakterler) tehlikeye girerlerse, umarım okuyucu da orada bir takım tehlikeyi deneyimler. (Sadist herif 🙂 )
Kitaplarda ölen insanlar… seri sonunda hayatta kalan olacak mı? 🙂
Kimse son kitapta hayatta kalmayacak, aslında hepsi 5. kitapta ölecek ve 6. kitap binlerce sayfa boyunca mezarların üzerinde yağan kar tasviri ile geçecek. (kitaplar o zamanlar 6 idi.)
Kralların Çarpışmasının ne kadarı karakter yaratma idi? Doldurmanı gereken büyük bir oyuncu kadrosu var.
Karakter yaratma her zaman bunun büyük bir parçası. Bu kadar büyük bir seri ile gerçekten zor kısmı; her karakteri diğerlerinden unutulmaz ve farklı hale getirmenin yolları ile geliyor. Her POV karakterinin kendi sesine sahip, aynı zamanda kendi destekleyici karakterlere ihtiyacı var. Zor olabilir. Neyse ki karakterlerimi gerçek insanlardan daha iyi hatırlıyorum.
Hem iyi hem kötü karakterleri yazmak bakış açınızı etkiliyor mu? Aralarındaki çizgi bulanıklaşıyor mu?
Bu çizgileri bulanıklaştırmak istiyorum. Siyahların ve beyazların değil gri tonlarına boyamayı seviyorum. Birisi bir zamanlar kötü adamın karşı tarafın kahramanı olduğunu söyledi. Bunu yansıtmak istedim. Pek çok fantezinin karton kesimi olan kötü adamları var. Lord Blackness ya da King Evil ya da Monstrous One ya da daha fazlası. Feh.
Sempatik karakterleri sunma konusunda iyi bir iş çıkarıyorsunuz.
Böyle düşünmene sevindim. Bir POV yazmaya başladığımda sizi o kişinin kafasının içine koymaya çalışıyorum, böylece onunla empati kurabilirsiniz, en azından bölümü okurken.
Onları yazarken hepsiyle eşit olarak empati kuruyor musunuz?
Onları yazarken? Elbette. Sonra POV’ları değiştiriyorum ve tarafları değiştiriyorum. Tabii ki en sevdiğim karakterlerim de var. Tyrion, Arya, Jon. . . ama hepsini seviyorum. Öldürdüklerim bile.
Tyrion hakkında konuşalım. İkinci kitapta gerçekten çiçek açıyor.
Diğer herkesten fazla bölümünün olmasına yardımcı oluyor. GoT’a başladığımda her karakter için aynı sayılarda bölümler istemiştim ama sonra gördüm ki bu pek mümkün değil. Bazıları diğerlerinden daha fazla bölüme sahip olmak zorundaydı. Ned ilk kitapta baskın karakter, ikinci kitapta Tyrion daha baskın. Tyrion ayrıca yazmasını en kolay bulduğum karakter. En zor karakterler Jon ve Dany, hikayeleri ana hikayelerden ayrı ilerlemesi ve bölümlerinin kısmen “sihirli” olmasından kaynaklı. Söylediğim gibi büyünün çok dikkatli bir şekilde ele alınması gerekiyor ( Daha sonraki açıklamalarda en zorlandığı karakterin çocuk ve büyü etkisi yüzünden Bran olduğunu ifade etmişti… Bu açıklamayı 2. kitap bittiğinde yaptı. Yani anladığım kadarıyla “büyülü” kısımları yazmak, onu biraz zora sokuyor ve kitabı yazarken hangi karaktelerde bu etki ağırlıkta ise onları yazarken zorlanıyor ).
Bu kitaplar ince bir çizgide yürüyor - tarih meraklıları için çok büyülü olabilirler ve fantezi meraklıları için yeterince büyülü olmayabilirler. Bu seni endişelendirdi mi?
Elbette endişelendirdi. Daha önce kariyerimde taburelerden düşmüştüm. . . en önemlisi korku hayranları için yeterince korkunç olmayan ya da gizem hayranları için yeterince gizemli olan ARMAGEDDON RAG ile. . . ve rock ‘n’ roll hayranları açıkça kitap okumuyor. . . kimse satın almadı.
Seriye dönelim… Bu kitabın diğer fantezilerden farklı bir yönü var. Burada sonuçların ciddi yankıları oluyor, çoğu fantezilerde bu yok.
Neyse ki BUZ VE ATEŞİN ŞARKISI bu problemi yaşamayacak. Tolkien’den sonraki birçok fanteziler elbette korkunçtu. Müthiş yazarlar var, beni yanlış anlamayın. Tad Williams, Robin Hobb, Ursula K. Le Guin, Jack Vance, Guy Gavriel Kay ve diğerleri fantezi alanında harika çalışmalar yaptı ama birçoğu Yüzüklerin Efendisi’nden tüm iyi şeyleri kaynatmış ve kalanları saklamış gibi okuyor.
Efsaneler ve mitler hakkında konuşalım. Bu kitap, olayların mit ve şarkılar haline gelmesiyle ilgili. Bu şekilde mi tasarladın yoksa çalışma şeklin mi böyle?
İşim her zaman romantizm ve gerçeklik arasındaki - efsane ile efsanenin altında yatan gerginlik arasındaki gerilimi keşfetmekti. Bu tema en kısa hikayelerimde bile var.
Başka sorularla beraber Syrio’nun dönüp dönmeyeceği veya Jaqen ile aynı kişi olup olmadığı soruldu ama bu soruyu görmezden gelerek sadece diğerlerini cevapladı.
Arya ve Jon’un birbirlerini ne kadar çok sevdiğini bizi sondajlayarak okuyucuya bir şey mi söylemeye çalışıyorsun? ( 😍 )
“Okuyucuya bir şey söylemek?” Hayır, ben sadece karakterlerin nasıl hissettiğini bildiriyorum. Tabi ki kitaptaki her şey okuyucuya bir şey söylüyor. ( 😍)
Bay Martin, Rhaegar’ın Lyanna’ya tecavüz ettiği izlenimindeydim. Öyle mi, yoksa aşık mıydılar?
Rhaegar ve Lyanna - bu, daha sonraki kitaplaı beklemesi gereken bir bilgi ama bundan emin değilseniz, memnunum. Yapmak istediğim bir şey de gerçeğin belirsizliğini telkin etmekti. Yani, bir düşünün - kendi dünyamızda, Thomas Jefferson ve Sally Hemmings arasında ya da Bill Clinton ve Paula Jones arasında ne olduğunu bile bilmiyoruz. Rhaegar ve Lyanna’nın gerçeği benzer şekilde bilinmesi zor olabilir. . . bir süre için.
Kral Muhafızları eş ve miras hakkından vazgeçiyor ama Jaime nasıl oluyor da Kaya’nın varisi olabiliyor?
Basit, Tywion bunu reddediyor. Eğer bunu kabul ederse Tyrion’un varisliğini kabul etmek zorunda kalacak ve bunu kabul etmekte zorlanıyor.
Bir sahne veya bölüm için POV’u nasıl seçiyorsunuz? İçgüdü? Kaybedecek en çok karaktere sahip olan karakter? En çok kazanacak? En çok acı çekecek?
Bazı durumlarda, tek bir seçenek vardır. Şimdi, karakterler yaygın bir şekilde etrafa dağıldı. Diğer durumlarda, evet, hangi karakterin bana en potansiyel dramayı verdiğini ön görüyorum. Zor olabilir çünkü etrafta çok fazla gizlilik var. Her karakterin diğerlerinden farklı bilgiler vardır. Ancak duygusal etki kesinlikle ön plandadır.
Sizin için yazması en zor karakter kim? En kolayı? Neden?
En kolayı Tyrion. En zoru Jon ve Dany… ve Bran da zor, bilhassa yaşı yüzünden (geldi bizim Bran da konuya. 🙂).
Tyriek Lannister’a ne olduğunu öğrenecek miyiz?
Evet, sonraki kitaplarda.
Çok fazla seks var. Bazıları nedensiz görünüyor, bazıları hikayeye yardımcı oluyor. Hepsi gerekli mi?
Kitaptaki herhangi bir şeyin “gereksiz” olduğuna katılır mıyım bilmiyorum. Yazmaya çalışırken yapmaya çalıştığım şey okuyucularımı oraya anlatmaktan fazlası; sadece anlatmak yerine hikayeye sokmak. Bunu yapmak için, duyusal girdiye ve birçoğuna ihtiyacınız var - manzaralar ve sesler ve ayrıca duygular, kokular ve tatlar. Birkaç kişi boş bir şiddet olduğunu söylemişti, ama bir savaşın nasıl hissettirdiğini başka nasıl anlayabilirim? Diğerleri gereksiz nedensiz bahsetti ama aynı cevap aklımda belirdi ve bu nedenle, aynı zamanda kıyafetlerin, tariflerin ziyafetinin ve armağanların hanedanların nedensiz-gereksiz betimlenmesiyle de suçlandım.
Bay Martin, Westeros neden Diğerleri ve uzun kıştan etkilenen tek yer gibi görünüyor? Dünyanın diğer kısımları umursamıyor gibi görünüyor.
Westeros etkilenen tek yer değil ama en güçlü şekilde etkilenen yer çünkü o kadar kuzeyde uzanan tek kara kütlesi orada. Diğer kıta ise buz gibi bir kutup denizi ile kuzeye bağlı.
Jon’un yeminlerinden azat edilmesi mümkün olabilir mi?
Büyük konsey, Aemon’u üstat yeminlerinden azat edecekti, bu yüzden mümkün olacağını düşünüyorum. Uygun bir otorite ile.
Aegon veya onun torunları neden ejderhaları göz önüne alındığında Dorne’yi fetih etmediler? İki krallığın orduları kavrulmuş, kuzey diz çöküyor, fırtına kralı öldürüldü, eyrie muhtemelen diz çöküyor, harrenhal bir kömür döndü… Dorne’yi bu kadar özel yapan nedir?
Dorne, dağları tarafından korunuyor ve ayrıca dövüş teknikleriyle de. Aegon ile büyük ordularını getirip savaşmadılar ya da kalelerine kapanıp, delik açmadılar. Bir diğer deyişle gerilla tarzı savaştılar.
Kılıçların Fırtınası ve Ejderhaların Dansı arasında beş yıllık bir atlama olmasından bahsedildi. Sanırım amaç Dany’nin ejderhalarının büyümesi? Başka bir sebep var mı?
Ejderhalar ve çocuklar! Bu hikayeye başladığımda 12, 10 ya da 8 yaşındaki çocuklar hakkında binlerce sayfa yazmak istemedim. Arya, Sansa ve Bran’ı biraz daha yaşlandırmam gerekiyor yoksa delireceğim! Ve Rickon’ı da. Üç yaşındaki bir çocuğun POV’unu yazmaya bile çalışmadım ama biraz daha büyüdüğünde o ve Tüylüköpek hikayeye geri dönecek.
Targaryenlar ejderhalarına bağlandıklarında ateşe karşı bir bağışıklık kazanırlar mı?
Bunu sorduğuna sevindim. Onlar bağışık değil, Dany’nin olayı sadece bir kereliğe mahsus mucizevi bir olaydır. Ateşe girip canlı çıktığı için ona “yanmayan” denir ama kardeşi erimiş altına bağışık değildir sanırım.
Ashara’nın menekşe gözlerine vurgu yapılarak Dayne’lerin Targaryen gibi Valyria ile bağı olup olmadığı sorusu soruldu, nasıl bu renklere sahipler vs…
Bir çok İsveçlinin mavi gözleri vardır ama her mavi gözlü İsveçli değildir, aynı mantık Westeros için de geçerli (Yani Valyriakökenli değil ya da Targaryen kan bağı ile ilgili bir şey değil). Ailenin köklerini görmek için isimler yardımcı olabilir. İlk İnsanlar genelde kısa ve basit isimlere sahiptir; Stark, Reed, Flint gibi. Valyria genelde “ae” kullanımı yaygındır. Andallar… pekala, ne Stark ne Targ, mantıklıysa. Lannister, Arryn, Tyrell. Elbette binlerce yıllık melezlenme olduğunu ve kimsenin sad İlk İnsan ya da Andal olmadığını bilmelisiniz. ( @DaenaTargaryenn sana mı demiştim başlık açayım senin için bu konuda? Cevabı burada, bu yüzden açmaya gerek yok sanırım. 😜)
Buz ve Ateşin Şarkısı ne anlama geliyor? Bazıları bunun Ötekilere ve Ejderhalara atıf olduğunu düşünürlerken bazıları karakterlere atıf olduğunu düşünüyor, popüler isim Jon. Herhangi bir yorum?
Bu konuda bir yorumum yok ama birkaç manaya gelen isimlerle tanınıyorum.
Yüzler Adasındaki yeşil adamlar hakkında bir şey görecek miyiz ya da duyacak mıyız? Sorusuna, sonraki kitaplarda diye cevap verdi.
Bitti.
submitted by Asusnur to asoiaf_tr [link] [comments]


2020.07.03 01:58 Cratix16 Annem Babama Nasıl Verdi Acaba Neler Hissetti! Part 1

hep merak ediyorum amk hiç aklımdan çıkmıyor. leş gibi sigara kokuyor puşt nasıl yatılır altına..
kız kardeşim var 12 yaşında. hala kız.. daha bozmadılar da onu. onu kim gibecek acaba? babam gibi leş biri koymasa sevgi bari.
aldım karşıma konuştum ama. ergenliğe girmeden anlatmak lazım böyle şeyleri.. bak dedim arkaünü gibtirme kimseye, amdan ver vereceksen insan gibi. bacak kıllarının tıraşını falan ihmal etme. her zaman sexy ol dedim. sakso olayını şimdiden öğren dedim. şaşırdı biraz şok oldu açıkçası gitmiş anneme söylemiş. babam geldi gitarı kafama geçirdi. bayılmışım.. şimdi çıkmıyorum odadan.
geçen kızı tuttum kolundan çektim karşıma konuştum. dedim niye gidip yetiştiriyorsun konuştuklarımızı? abi ne biçim laflar onlar olur mu öyle şeyler ne ayıp söylüyorsun diyo. kes dedim, elbet sen de vereceksin.. yaşın geliyor. ben senin mutluluğun için uğraşıyorum dedim. bu ağlamaya başladı bağırarak. babam duymuş aşağıdan amk ekmek bıçağını almış geliyor oç nerden anladıysa. kapıyı kitledim giremedi annem yalvar yakar ikna etti de sakinleşti.
bak dedim senin yüzünden aile düzenimiz bozuldu, nifak tohumları ekiyorsun huzurumuza. bu hala ağlıyor.. kalk dedim çocuk olma. özür dilerim abi diyor hüngür hüngür ağlayarak. abi yüreği dayanır mı? gel dedim neşeni yerine getiriyim senin. açtım xhamsterı al dedim gezin biraz bu sitede. ben tetris oynuycam.
neyse akşam oldu. baktım aşağıdan garip garip sesler geliyor.. ulaa dedim akşam saat 9 bu saatte gibişe mi başladılar? sessizce bir iniyim dedim bir baktım salonun ışığı yanıyor amk, sesler de ordan geliyor. kapıya yaklaştım sessizce dinleyim derken birden babam açtı kapıyı amk terli de değildi. napıyorsun burda lan gavat? diyor. benim de boşluğuma denk geldi gibişiyorsunuz sandım dedim. yumruğu bir geçirdi oç burnum yarım saat kanadı.
1 saat sonra geldi yanıma. tuttu ensemden oğlum bak adam ol artık, sen ne biçim insansın? bir etrafına bak bir gariplik yok mu sende? diyor. dedim baba ne alakası var. bu da hayatın gerçeği değil mi. gavat mısın oğlum sen? diyor. pgibolojik destek almamı istiyorlarmış yine. en son 5 sene önce gidip bırakmıştım. oç pgibiyatr çıplak fotoğrafımı mutfağa astığımı duyunca cinsel sapkınlıkların var demişti. kocan seni iyi gibememiş deyip vurup kapıyı çıkmıştım. gerçi o olaydan sonra da 1 araba dayak yemiştim babamdan ama olsun verdiğim ayara değmişti. bir daha gibseler gitmem. gerçi gibseler giderim..
neyse bu olaylar üzerine 2 gün odadan çıkmadım. eti cin ve topkek tüketerek yaşadım. soran da olmadı oğlum aç mısın susuz musun? diye. annem bir kere geldi oğlum karnının durumu nasıl? diye. cappy içiyorum anne kapat kapıyı dedim. lafı gediğine oturttum oh olsun.. zulam bitince babama durumu bildirmek için aşağı kata indim. dedim baba eti cinlerim bitmiş. alırız amk alırız sesin çıkmasın yeter ki diyor.. çok fena ağlamaklı oldum. üvey evlat muamelesi görmekten bıktım artık dedim. adam ol o zaman diyor oç.. annemin 2004 kemer tatilindeki bikinili fotoğraflarını apartmanın girişine yeniden yapıştırıyım da görsün amcık. gerçi önceki yaptığımda kolumu kırmıştı ama olsun en azından o zaman ilgilenen oluyordu. hemşireler falan bu kez etekli olur belki.
şimdilik o planı sonraya bıraktım. neyse anlatmaya devam ediyim.. şükran teyze geldi kızıyla geçen öğlen oturmasına. sesleri duydum aşağıdan. kızı benim yaşlarımda ben 7 ye giderken 2. sınıftaydı yanlış hatırlamıyorsam. ben de ortalığı kolaçan ediyim biraz da dolaptan mandalina çalıyım diye indim aşağıya. babam ayısı da çarşıda.. neyse doldurdum zulayı geçerken sesimi duymuşlar. annem seslendi girdim odaya. bir merhaba desene şükran teyzengile diyor. şükran teyze nasılsın? dedi. şükran teyze camları silerken dikkat edin eteğiniz sıyrılıyor dedim. kadın nedense çok bozuldu.. kızı da mal mal bakıyor. annem defol diye bağırdı. zaten bu olaydan sonra tamamen karar verdim fotoğraf planını hayata geçirmeye.
o sırada kız kardeşim de okula hazırlanıyor. 5 e gidiyor kardeşim büyüdü artık, gelişiyor uzuvları.. ama nedense göğüsleri hala büyümedi. gittim dedim merve dedim senin göğüslerin çok küçük. abi git benle uğraşma diyor.. bir etek giymiş nerdeyse ayakkabasına kadar. kızım çek biraz şu eteği bu ne hal? başıma bela mı olacan? dedim. abi sen nasıl bir insansın utanıyorum senden diyor. herkes deli diyormuş arkamdan.. bak dedim verdiğim öğütlerin değerini ilerde anlıycaksın. daracık amını elin apaçilerine gibtirtmem senin dedim. anneme bağırdım dedim anne bu kızın eteğinin hali ne? çeksin biraz yukarı sınıfındaki erkekler insan değil mi? dedim. ay bu çocuk öldürecek beni salim bir gelseydi salim diyor. babama güveniyor amk. nedense kadınlar kendilerini bozan erkeklere gereğinden fazla güveniyorlar. ben olsam babamı aldatırdım.
geçtim üst katın dış kapısının önüne beklemeye başladım. merve nin okuldan çıkış saatine daha 3 saat vardı ama bir umut bekleyim dedim yine de. o sırada babam geldi köselesinin sesi 1 km den duyuluyor ayının. ben de dikkat çekmek için öksürme numarası yaptım. böyle zeki taraflarım vardır. akıllı numaralarla insanları ağıma düşürürüm. neyse oğlum dedi orda mısın? evet gelsene dedim. iyi niyetli tavrımdan cesaret almış olacak ki napıyorsun burda üşütme geç içeri dedi. kız kardeşimi bekliyorum baba dedim. aferin oğlum hep düşün kardeşini böyle, saçma sapan konuşma bida tamam mı? dedi, alnımı öptü. çok duygulandım lan. niye itlik yapıyorum pamuk gibi adama? dedim. tamam baba dedim hep koruycam kolluycam onu. aferin oğlum onun geleceği çok önemli bizim için dedi. ben de samimiyetten yüz buldum biraz açıkçası ''evet baba. biliyor musun bence ileride çok sexy bir kız olacak. erkekler peşinden koşar valla hep * '' dedim. dirseğini ağzıma geçirdi dişim kırılıyordu amk. gibtir git gözüm görmesin seni dedi.
not: ben babam olsam şükran teyzeyi taciz ederdim.
bu olay üzerine biraz düşündüm ve patates sevdiğime karar verdim. durum buyken hiçbir şey yapmadan oturmak beni rahatsız ediyordu. bizimkilere görünmeden evden çıktım ve şükran teyzelerin kapısını çaldım. mehmet amca açtı kapıyı.. niyetimi belli etmemek için patatesiniz var mı? dedim. böyle cinliklerim vardır benim. akıllı yanlarımı insanlara hissettirmeden kullanırım. annen mi istiyor evladım? dedi. sanane benim annemden oç dedim hamle yapmasına izin vermeden uzaklaştım. kapıyı kapatıp kitledim. fakat bu olay beni çok sinirlendirmişti. kız kardeşimin profilinden elayı bulup facebooktan onu dürttüm de neyseki biraz sinirim geçti. umarım mehmet amcayla bir daha karşılaşmayız.
not: mehmet amcam annemle niye bu kadar ilgili?
ertesi gün kız kardeşimin sınıf arkadaşı yelizin annesi geldi bize. duydum benim hakkım da konuşuyorlardı. yahu bu kadının benle ne alakası var? diye düşündüm ve alt kata inip yakından dinlemeye karar verdim. mesele şuymuş dinleyince siz de güleceksiniz; neymiş efendim neden yelizin facebook duvarına terbiyesiz videolar atıyomuşum. terbiyesiz video dediği de redtube dan çözünürlüğü iyi bir gay ferresi. doğum günüydü kızın düşündük kötülük mü ettik? neyse ezik annem binbir özür diliyor, dil döküyor falan. bence annem bunları kadının kocasından hoşlandığı için yapıyor. kadının kocası var mı bilmiyorum ama varsa kesin hoşlanıyordur annem. en son kadın hakkımda akli dengesi bozuk mu? falan diyecek oldu daldım içeri. benim evime neden etek giymeden geliyorsunuz? dedim. cevap hakkı tanımadan koşarak çıktım odama ve bir süre ağladım.
not: kadının kocası olsam şükran mehmet amcayı ellerdim.
olayın akşamında merve odama çıktı. kapı kitliydi tabi giremedi içeri.. böyle hınzırlıklarım vardır insanları tuzağıma düşürürüm. abi aç kapıyı diye bağırdı. fakat ona sütyen takmayan hiçbir kadının odama giremeyeceğini uygun bir dille belirttim. abi aç kapıyı diye bağırınca uyuyan babamı uyandıracağından korkup aldım içeri. abi neden arkadaşlarımı faceden ekliyosun? duvarlarına neden kötü şeyler atıyosun? dedi. daha çocuk olduğundan bu tip şeylerin önemini anlamayacağının farkındaydım. konuyu değiştirmek için biraz mitoz bölünmeden ve üslü sayılardan bahsetmeye çalıştım. fakat merve ısrarcı oldu ve aynı soruları birdaha sıraladı. merve bence göründüğünden daha olgun bir çocuk. yine de konuyu değiştirmek için çakmağın kibritten daha sonra bulunduğundan bahsettim. of senle uğraşılmaz gibilerinden bir laf edip uzaklaştı. merve zeki bir kız olsa da unutmamalı ki ben onun abisiyim ve daha çok görmüş geçirmişliğim var. bu tip laf cambazlıklarına gelmem. merve gidince kapıyı yeniden kitleyip babam uyanmadan uyuyo taklidi yapmaya başlamaya karar verdim.
not: merve olgun bir kız olsa da göğüsleri yeterince büyük değil bence.
ertesi sabah zil sesiyle uyandım. saate baktım daha 9 buçuktu. babam çoktan işe gitmiş, annem de daha uyanmamıştır diye düşündüm. merve de öğlenci olduğu için o saatlerde uyuyor çünkü göğüslerinin gelişmesi için uyku çok önemli. kapıyı ben açmaya karar verdim indim aşağıya. karşımda turuncu mont giymiş 2 adam vardı. günaydın dediler cevap vermedim. biz acr güvenlik hizmetlerinden geliyoruz binanızın güvenliği için... bir şeyler dedi tam hatırlamıyorum. bizim siyasetle işimiz olmaz deyip kapattım kapıyı. uykudan 1 kere uyanınca bir daha uyuyamıyorum. en iyisi annemin kalkmasını beklemek ve olayı ona anlatmaktı. başımıza bir şey gelebilirdi.. annem uyanana kadar merve'nin odasına gidip onu uyurken izlemeye karar verdim. fakat kapısı kilitliydi. sonra hatırladım 2 yıl önce odasına girip twilight posterini kilodumun içine sakladığımdan beri o kapıyı açık tutmuyordu. en iyisi apartmanın deposuna inip kirli kilotlar napıyor ona bakmaktı. depoya indim ve onları bir süre izledim. hareketsiz öylece duruyorlardı ve bu biraz can sıkıcıydı. olaya heyecan katmak için deponun anahtarını kapıcı dairesinin paspasından çalıp kendimi depoya kitledim. şimdi işler değişmişti..
not: hala bilmiyorlar o poster nerede..
eti cinli kahvaltımı yaptıktan sonra apartmanın önüne çıkmaya karar verdim. hava güzeldi ve komşu çocukları sokakta top oynuyorlardı. futboldan pek anlamam ama çocuklar mutlu olsun diye arada onlara katılıyorum. anneme çaktırmadan gizlice evden çıktım ve apartmanın çocukları ziya, levent, semih ve ercana katıldım. onlar beni herkesten çok seviyorlar bence.. bir kere bile oyunlarına almadıklarını görmedim. neyse kaleye geçtim ve yediğim bir golden dolayı ziya bana tepki gösterdi. ona büyük ablasının neden türbanlı olduğunu sordum. sanırım sorumu anlamamış olacak dik dik yüzüme baktı. eşeklik bendeydi ki kafama takılan bir soruyu 8 yaşında çocuğa soruyorum. duyarlı davranıp 2. kata firuze teyzelerin dairesine çıktım. kapıyı firuze teyze açtı ve sorumu bir kez de onun için tekrarladım. defol git oğlum sabah sabah arama belanı dedi. neden bu kadar sert çıktığını anlamadım? sanırım firuze teyzenin toplumla iletişime geçme, insanlarla bağ kurma konularında sıkıntıları var. bir kere ne sabahı saat 12 yi geçmişti.
not: bence babam geceleri firuze teyzeyi düşünüyor.
daha sonra akşama kadar odama çekilip inci sözlükte takıldım. akşam babam geldi ve yanıma çıkmaya, halimi hatrımı sormaya bile tenezzül etmedi. buna biraz içerlemiştim açıkçası.. onlar salondayken gizlice merve nin odasına gittim. kapıyı çaldım, aç kapıyı dedim. ne var? dedi annem portakal suyu yolladı dedim ve kapıyı açtırdım. böyle zekiliklerim vardır, insanlara aklımla çalımlar atarım sık sık. merve senle çok ciddi bir şey konuşmam lazım dedim. söyle abi? dedi bıkkın bir ifadeyle. vajinanın hala doğduğun günki kadar el değmemiş olmasından rahatsız değil misin? dedim. vajina ne abi? dedi. bacaklarının arasındaki tatmin bölgesi. orayı parmaklamalı ve artık kendine bir eş bulma vaktinin geldiğini anlamalısın dedim. içeri seslendi, babamı çağırdı. ne zamandır dayak yemiyordum. huurnun evladı anahtarlığıyla vurdu gözüme. siz yobazsınız, kim istemez kardeşinin kestaneyi çizdirmesini? dedim ve koşarak odama çıktım. gururum incinmişti.
not: kestane şekerinin şerbeti meniden yapılıyor olabilir.
yaklaşık 15 dakika sonra babam odama çıkıp kapımı tıklattı. önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? diye sordum. cevap veremeyince almadım içeri. sinirlenmiş olacak ki kendi annesine küfretmeye başladı. insan annesine küfredebilecek samimiyeti kendinde bulabilmeli bence. bu davranışı hoşuma gittiğinden aldım içeri. kolumdan tutarak yatağa fırlattı beni. neyse ki kemeri yoktu ve bu bu kez çok da ağır bir dayak yemeyeceğimin garantisiydi. bak eşek oğlum biz seninle ilgili bir karar aldık dedi. hiç tepki vermeden suratına baktım, devam etmesini bekliyordum. perşembe günü için randevu aldık pgibiyatra gönderiyoruz yeniden seni dedi. dayak yemeyeceğime sevinsem de pgibiyatr olayı hoşuma gitmemişti. baba dedim benim pgibiyatrla bir işim yok, bacak bacak üstüne atıp dikkatimi dağıtıyorlar dedim. kes gideceksin avradını gibtirme dedi.. babamın avradıma küfretmesi çok sinirlerimi bozuyor çünkü michelle rodriguez değerli bir kadın. iyi amk dedim gideriz. bu yapıcı yaklaşımım onu şımartmış olacak ki he adam ol gibilerinden atarlı bir laf etti. tam kapıya yönelmiş çıkıyordu ki, baba bir şeyi unutmuyor musun? dedim. neyi? diye sordu. önder açıkbaş soruma hala cevap vermedin dedim. avradıma bir kez daha küfür etti. işte bu biraz fazla olmuştu..
not: gideceğim pgibiyatrla önder açıkbaş'ın bir alakası olabilir. dikkatli olmam gerekiyor.
peynirli eticin kalanını yarın anlatmam gerektiğini söylüyor. elayla saat 4 için sözleşmiştik fakat balkona çıkmadı. nazlı halleri hoşuma gidiyor. yarın anlatmaya devam edicem. iyi ki beni anlayan arkadaşlarım var.
pgibiyatrı ziyaret edeceğim gün sabah erkenden uyandım. bir süre yorganı bacaklarımın arasına alarak ela'yı hayal ettikten sonra aşağı indim. babam kahvaltı yapıyordu yalnız başına. günaydın dedi cevap vermedim. baba kahvaltını neden kendin hazırlıyorsun? dedim. anneni yormak istemiyorum oğlum dedi. gece verdiği yok, sabah kahvaltıya kalkmıyor nasıl kadın bu baba? dedim. baktım ters ters bakıyor lafı değiştirmek için biraz friedrich engels'in ailenin, devletin ve özel mülkiyetin kökeni eserinden bahsettim. oğlum dedi bak sen kendinin farkında değilsin. normal değil bu hallerin seninle ilgili yıllardır çok endişeleniyoruz dedi. bugün ve bundan sonra ferhat beye gitmeyi ihmal etmiyceksin dedi. o kim? dedim pgibiyatrmış amk. oha amcık ağız pgibiyatr erkek mi bir de? diye bağırdım çatalı kafama fırlattı. fakat hızla çekilip çatalın buzdolabına çarpmasını sağladım. böyle zekiliklerim vardır. insanları beklenmeyen reflekslerimle şaşırtırım. ya baba pgibiyatr erkekse gitmem, erkekler benden hoşlanıyor, çok rahatsız oluyorum dedim. avradıma küfretti ve odama gitmemi söyledi. 3. kez avradıma küfretmesi sinirlerimi bozmuş olsa da canımın yanmaması için odama çıkmam gerekiyordu. odama çıkıp bizimkilerin uyanmasını bekledim.
not: merve nin memeleri en çok sabah 5-7 arasında gelişiyor bence. o yüzden uyuması lazım.
odadaki saat 9 buçuğu gösterirken babam evden çıktı. kapı sesinden anladım. böyle zekiliklerim var, insanlar benim farkında olmadığımı sandığı hareketleriyle kendilerini ele verirler bana karşı. merdivenleri parmak ucumda inerek merve nin odasına yöneldim. kapının önünde durdum ve biraz kapıyı seyrettim. her kapının farklı bir karakteri var bence. biliyorum ki merve nin kapısı bana karşı boş değil. bir kere gece su içmeye kalktığımda benle konuşmuştu çünkü. biraz bakıştıktan sonra kapıya vurdum ve uyanmasını söyledim. hiç ses seda gelmiyordu. mastürbasyon yapıyor olabileceğini düşünüp duyarlı bir abi olarak onu rahat bırakmam gerektiğini düşündüm. annemin odasına paldır küldür girip onu dürterek uyandırdım. ne var? dedi. emek ege ve özgür buzbaş'ın sunumuyla ''spor gecesi'' hafta içi her akşam 23:45'te ntvspor'da dedim. uyandı ve yüzünü yıkamaya gitti. ben de o sırada beklerken ne yapacağımı bilemediğimden enrique iglesias'tan hero parçasını mırıldandım. fakat sözlerini ve ezgisini bilmediğimi farkettim.
not: annem tuvalete sadece yüzünü yıkamaya girmiyor bence.
annem tuvaletten çıkınca merve'nin uyanıp uynamadığını sordu. odasında kendini tatmin ediyor dedim. annemin gözleri yuvalarından fırlıycaktı hemen koştu kapıya vurdu kızım dinleme abini diyor. sanki ona mastürbasyon yapmasını ben söyledim. her şeyi benden bilmeye bayılırlar. merve açtı kapıyı ne diyorsun anne sen? falan gibi bir şeyler dedi. nasıl becerdi bilmiyorum ama annemi mastürbasyon yapmadığına inandırmış ve kabak benim başıma patladı. merve çok zeki bir kız bence. ben ergenlik çağlarımda mastürbasyon yaparken hep yakalanırdım. babam bunun sebebinin ''kurtarın beni'' diye çığlık atmam olduğunu söylüyor ama bu konuda merve'nin kapısının parmağı olabilir bence. merve kalktı ve annemle kahvaltıyı hazırladılar. biraz çay yudumlamak biraz da merve'nin göğüslerinin gelişimini gözlemlemek için ben de oturdum masaya. abi ne bakıyorsun? dedi. muz yer misin? dedim. hayır diyor asdhfjıkewfewf anlamadı espriyi. merve yeterince zeki olmayabilir.
not: annem merve ve göğüslerini rahat bırakmalı artık.
submitted by Cratix16 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.05.21 17:11 ferreisawesome Eniştemin Annemi Sikme Çabaları

Ben Tolga. Sizlerle başımdan geçenleri paylaşmaya devam ediyorum. Teyzem anneme çok yakın davranıyordu. Her seferinde onu kandırıp elliyor ve onun bir erkeğe ihtiyacı olduğunu hatırlatıp bu konuyu sürekli gündemde tutup annemle sevişmeye devam ediyordu. Annemde halinden memnundu ki sesi çıkmıyordu.
Teyzem oturmaya geldiği bir gün ben yine kapı anahtar deliğinde yerimi almıştım. Anneme
— Kız tek başına zor değil mi, diye sordu. Annem biraz sinirliydi ve tersledi.
— Abla hep bu konuyu konuşuyorsun. Ben hayatımdan memnunum. Bırak da hayatımı yaşayayım, dedi.
— Ne bağırıyon kız?! İnsan gibi yardım edelim dedik. Sen bilirsin sulu amcıklı. Şuna bak, iyilik yapıyoruz bide fırça yiyoruz. Git kime verirsen ver o zaman.
— Hayret bir şey ya deyip kalktı annem. Mutfağa gitti.
Anlaşılan tartışma büyüyecekti. Çıkıp çıkmamak arasında tereddütte kaldım. Biraz daha beklemekte yarar var, araları düzelir nasılsa dedim ve dikizlemeye devam ettim. Teyzem kaşar olduğu için annemi yumuşatmasını bilirdi diye düşündüm.
Annem odaya girip
— Abla, affedersin. Sana bağırmamalıydım, dedi. Teyzem de
— Olsun be kızım, sen de haklısın. Yarraksızlık delirtir kadını. Her şeyi yaptırır valla. Kızmadım inan ki, dedi. Annem de
— Tamam canım ablam deyip sarıldı teyzeme. Teyzem yine yapmıştı yapacağını annemi tavlamıştı.
Teyzem anneme bir şeyler anlatmak istiyordu ama ben ne olduğunu çözemiyordum. Hareketlerinden belliydi ama bir türlü söyleyemiyordu. Annem:
— Abla sende bugün bir tuhaflık var. Farklı davranıyorsun. Noldu hayırdır?
— Yok be kızım hep aynı bir şey yok. Ama annem doğru anlamıştı teyzem bir şeyler yumurtlayacaktı.
Teyzem bizde 1 saat kadar oturmuştu o gece aniden eniştem çıka geldi. Şaşırdım. Enişteme yalvarsan tv yi bırakıp gelmezdi. Adam tam bir tv kolik. Annem bile
— Ooo enişte sen bu eve uğrar mıydın, diye takıldı. Eniştem beni sordu. Annem de
— Her zamanki gibi odasında yatıyor, dedi. Eniştem teyzeme bakışlarını yoğunlaştırdı. Annem mutfağa çıktı. Eniştem ellerini ovuşturup
— Konuyu açtın mı, dedi. Teyzem de
— Hayır açamadım. Kızar bu çatlak. Hemen alıştır alıştıra söylicez yavrum, dedi.
Anladım ki teyzem kocasına annemi siktirecekti. Meğer orospunun derdi başkaymış. Ama yinede eğer yaparlarsa izlemesi zevkli olacaktı, her ne kadar sikilen annem olsa da.
Teyzem her zamanki gibi bacakları yaymış bir vaziyette oturuyordu. Annem içeri girdi, yandaki kanepeye geçti. Teyzem de
— Gel kız sen de yanımıza, kalma tek başına orada, dedi. Annem de
— Sıkışmayalım rahat oturalım sıcak zaten, dedi. Eniştem de
— Gel be baldız sıkışmayız, korkma yemem seni, dedi. Annem
— Aman enişte o nasıl söz öyle aşk olsun, dedi ve çaresiz yanlarına oturdu.
Muhabbet'e başladılar teyzem inanılmaz frikikler veriyordu sikim kazık gibi olmuştu. Ama hemen gelmek istemiyordum tadını çıkarmalıydım. Annemin gözü sürekli teyzemdeydi. Çünkü her zamanki gibi orospuluğu ele almış açtıkça açıyordu bunun üzerine annem
— Abla, nasıl oturuş kız öyle, deyince belki de o geceki en talihsiz soruyu sormuş oldu. Çünkü teyzem bu lafın üzerine konuyu açmasını bilecekti.
— Ne var kızım biriniz kocam biriniz kardeşim hanginizden çekineyim, dedi. Annem de
— Olsun kocan da olsa bende olsam güzel otur ben bilmem mi yayıp oturayım deyince teyzem de
— Otur sende kızım rahatına bak, dedi. Annem de
— Abla saçmalama, eniştemin yanında olur mu hiç deyince teyzem
— Kızım rahat ol yemez seni enişten dedi. Gülmeye başladılar. Annem yerinden kalktı ve çay koyayım içeriz diyerek mutfağa gitti. Eniştem teyzeme bakarak
— Kolay olmayacak galiba, dedi. Teyzem de
— Sen bana bırak, yumuşatmasını bilirim ben onu. Ne yapıp edip bugüne kadar az mı elledim sanıyorsun, deyince eniştem
— Nasıl kız güzel mi bari, dedi. Teyzem de
— Güzel ne kelime kalçaları sımsıkı. Yala doymazsın. Amı desen 2 senedir yarrak girmiyor. Sen düşün işte. Daracık göğüsler zaten benim gibi... Daha ne olsun, dedi. Eniştem yine ellerini ovuşturmaya başladı. Keyfi yerine gelmişti anlaşılan.
Annem elinde bardaklarla içeri girdi birazdan çayımızda hazır dedi. Acaba annemi nasıl kandıracaklardı çok merak ediyordum. Annem teyzeme
— Kız sen hala öyle mi oturuyorsun? Topla kendini hayret bişeysin yaa, dedi. Teyzem
— Kızım ne var? Niye utanayım? Biriniz her akşam altına yattığım adam, birinizde ben de olanın ondada olduğu kardeşim, dedi. Annem kızarmıştı.
— Abla sana da bir şey demeye gelmiyor, dedi.
Eniştem de yavaşça teyzeme elini atmıştı. Teyzem durumu hemen karşılığını verdi. Eniştemin göğsüne elini dayayıp okşamaya başladı. Annem durumdan rahatsız olmuştu ve
— Ben bir çaya bakayım, diyip kalkmaya yeltendi. Teyzem de orospuluk yapacak yan oldu.
— Kız canın mı çekti kıskandın mı yoksa, dedi. Annem de
— Ne alakası var? Kocan o senin, tabii ki rahat davranacaksınız ama benim yanımda yapmayın, gidin evinizde yapın ne yapacaksanız, dedi. Teyzem kaşar olduğu için eşine
— Baldızına da sarıl yavrum, gücenmesin, dedi. Eniştem dünden razı zaten elini annemin omzuna attı. Annem uzak durmaya çalıştıkça eniştem çekiyordu kendine.
Annem eniştemin solunda oturmuştu sol eli fazla kıpırdamıyordu. Ama sağ eli teyzemin kalçalarını sıkmaya başlamıştı. Annem yanında oturduğu için fark edemiyordu. Farketse eminim ki kalkar mutfağa giderdi.
Eniştem elini annemin omzunda gezdirmeye başladı. Annem fark edince kendini çekti.
— Ufff çok sıcak, bi' de iç içe oturduk. Dur şöyle rahat oturalım enişte, deyip uzaklaşmak istedi. Teyzem
— Kız ne var, utandın mı? Bana neler yapıyor baksana, dedi. Annem de
— Ne yapıyormuş deyince eniştem hemen teyzemin götüne elini attı. Annem de eniştemin üzerinden eğilip bakacak oldu ama eniştemin yarrak dikilmişti. Annem fark etti ama çaktırmamaya çalıştı. Sonra
— Aaa ne yapıyorsunuz siz? Gidin evinize napıcaksanız yapın be, hayret bişeysiniz, dedi. Eniştem
— Ne var kız? Utanma bu kadar. Zamanında sen yapmıyormuydun sanki, dedi. Teyzemde onaylar şekilde başını sallayıp
— Yani, dedi. Canı çekmiştir zillinin de ondan böyle yapıyor. Yavrum elle azcık şunu da nasiplensin.
Eniştem annemin beline doğru elini kaydırmaya ve sıvazlamaya başladı. Annemde elini tutup
— Enişte yapma, dedi. Ama yapma derken samimi olmadığı ve isterik olduğu her halinden belliydi. Eniştem
— Dur kız yemem seni, korkma. Birazcık elliycez alt tarafı, ne var bunda? Yabancıya gitmesin, deyince annem
— Enişte ablamın yanında yapma bari. Yalnızken gelsen tamam, deyince teyzem
— Kızım, enişten ne zamandır seni soruyor bana, ne yapıyor, diye. Ben de aramızdaki her şeyi anlattım, seninle seviştiğimizi. Sonuçta ben lezbiyen değilim, sen de bana uydun istemeden ama ikimiz de gerçek erkek istiyoruz. Benim zaten var, istediğim zaman sikiyor enişten ama sen elaleme verecek değilsin. O yüzden bu ortamıı hazırlamak için senle seviştim bunca zamandır. Ama keyif de aldım açıkçası, dedi. Şimdi olan biteni hem ben hem de annem daha iyi anlamıştık. Ben teyzemin azgın olduğunu ve eniştemle yetinmediğini düşünürken meğer amaçları annemi sikmekmiş.
Eniştem annemin belinden okşamaya devam ediyordu teyzem de elini kocasının yarrağının üzerinde gezdiriyordu. Bir eliyle de göğsüne küçük çimdikler atıyordu. Ben zevkten çıldırmak üzereydim. Sikim elimde taş gibi zonklamaya başlamıştı. Annem de teyzem gibi bir elini eniştemin aletine atmıştı. Belli ki canına tak etmiş ve bir an önce onu istiyordu. Enişteme doğru iyice yanaştı bacak bacak üztüne attı eniştem annemin sol baldırı açıkta kalınca elini hemen oraya kaydırdı.
Annem frikik veriyor bense 31 çekmeye devam ediyordum. Annem in külodu her zaman ki gibi beyazdı. Eniştem elini biraz daha alta sokarak annemim baldırını iyice eline aldı ve sıkmaya başladı. Annemin nefes alış verişi değişmiş gözleri de bir tuhaf bakıyordu.
Teyzem elini eniştemin eşortmanına sokup yarrağını çıkardı. Ben benimki kalın ve uzun derdim ama eniştemin yarrağını görünce koplekse girdim. O neydi öyle? 20 cm civarı kalın ve damarlıydı sanırım hepimiz böyle bir alete sahip olmak isteriz. Teyzem çok şanslıydı, tabii artık annem de.
Eniştem artık rahatlamıştı. Annemin istekli tavırları sayesinde istediği yerine dokunmaya başladı. Elini arkasından annemin önüne alıp külodunun üzerinden amını okşamaya başladı. Annem bacaklarını sıkıp bırakıyordu. Teyzem de eliyle eniştemin sikini sıvazlayıp 31 çekmeye çalışıyordu. Ama enişteminki gerçekten çok büyüktü teyzem bir ara iki eliyle tuttu yinede eniştemin sikinde tutulacak yer kalmıştı.
Teyzemin tam bir orospu olduğunu söylemiştim. Ağzına almaya başladı ama hepsini alması mümkün değildi. Annem de alttan eniştemiz taşaklarını okşamaya başladı enişte bey iyice mayıştı. Arkaya doğru yaslandı ve eliyle annemin amını okşamaya devam etti.
Annem yarrağa doğru eğildi. Teyzem öyle iştahlı ağzına alıyordu ki kendinden geçmişti. Annem dürterek
— Kız bana da ver! Sen nasılsa her akşam oynarsın bununla, dedi. Teyzem öyle dalmış ki birden sıçradı ve
— Ne dedin anlamadım, dedi. Gülüştüler. Eniştem
— Ulan karı, ben her zaman yanındayım bırak da kız nasiplensin azcık, dedi.
Teyzem yarağı bıraktı ve annem ağzına almaya başladı. Ama o kalın yarağı almak o kadar kolay değildi. Eniştem zevke gelmiş annemi yarrağına doğru bastırmaya başladı. Bir yandan da diğer eliyle kucağına yatan annemin götünü okşuyordu. Annemin götü gerçekten çok güzeldir uyurken çok defalar ellemişimdir. Annemin kalçalatını sıktıkça ben de zevkten kuduruyordum. Eniştem
— Baldız, yeter artık doymadın mı daha, dedi. Annem ağzına almayı bıraktı ve eniştem
— Hadi kalk ayağa, dedi.
Annem ayağa kalktı eniştemin dizleri önünde. Eniştem ellerini kalçalarına attı, eteğini yukarı sıyırmaya başladı. Bu arada annemin göbeğini yalıyordu. Annem o kadar kıvama geldiki nerdeyse ayakta duramıyor eniştem elleriyle ona destek oluyordu. Eniştem önden elini bir soktu ki annemin amı ve götü ellerinin içinde yok oldu. Eliyle sıkıyordu ki annem inlemeye başladı. Teyzem de
— Sus kız, tolga duyacak şimdi dedi. Eniştem bunun üzerine
— Sahi bu çocuk hiç kalkmaz mı ya, dedi. Kalkarsa boku yedik naparız, dedi. Teyzem de
— O da bize katılır. Onun canı yok mu, dedi. Annem de
— Yapma ya! Beni mi sikecek, dedi.
— Kızım ensest değil miyiz? Yapacak elbet! Sadece seni değil, benim karıyı da sikecek. gerçi o kadar büyüdü mü o, dedi. Teyzem de
— Hem de ne büyümek! Bir yarrak var seninkine yakın valla, deyince
— Bak sen! Nerde gördün kız sen, dedi eniştem. O da
— Banyoda bir gün sesler geliyordu. Size gelmiştim. Sen içerdeydin, dedi anneme. Su içmeye kalktım. banyo önünden geçerken sesler duydum eğilip baktığımda 31 çekiyordu seninki, dedi. Eniştem
— Eee çok mu büyüktü bu kadar yahu? Etkilenmiş gibi anlatıyorsun, dedi. Teyzem de
— Valla bir kadını doyuracak kıvamda geldi bana, dedi. Annem de
— Evet, doğru enişte. Bayağı büyüdü tolga, değişti. Ben çok gördüm, dedi. Banyoda, yatarken, uyurken, şortun arasından hep görüyordum dedi.
Içimden bir ses beni de çağırın diye yalvarıyordu ama eniştem
— Durun bakalım daha erken. Hele biraz daha palazlansın ondan sonra bakarız, dedi ve hayallerim suya düşürdü. Bırakın şimdi bunları baldız. Kaynatma muhabbeti de ver artık, dedi. Annem
— Ne acelen var, sabaha kadar vakit var, dedi.
Annem hala ayaktaydı. Eniştem dişleri ile annemin külodunu aşağı indirdi. Sonra da bir çırpıda eteğini çıkardı. Annemin üzerinde sadece tişört ve içinde sütyeni kalmıştı. Eniştem önce tişortü çıkardı. Annemi yanına oturttu ve sütyenin üzerinden göğüslerini sıkmaya başladı. Annemim göğüs uçları dut kadar oldu. Zaten büyük ve dikti. Hepten dimdik olmuştu.
Teyzem ikinci planda kalmıştı ama oda kocasının elleyebildiği yerlerini elliyordu. Eniştem annemin belinden tuttu ve
— Hadi bakalım! Çık üstüne şunun, dedi. Annem
— Nasıl olcak enişte? Hepsini alamam ben. Aşağı yatayım, sen yavaş yavaş gir, dedi. Eniştem annemi kendine doğru bir hışımla çekti.
— Hadi kız nazlanma sen nelerini alırsın bu azgınlıkla, dedi ve annemi bir hışımla bacaklarının üstüne oturttu. Annem
— Dur canımı yakma, yoksa vermem, dedi.
Teyzem de annemi bastırmaya başladı. Zorla tecavüze döndü olay. Annem bağırmaya başladı. Odamdan çıkıp olaya mudahele etmek istedim ama eniştem döver korkusu ile çıkamadım.
Annem ağlıyordu.
— Zorla olmaz ki canım! Ne güzel alıştıra alıştıra yapıyorduk, birden bu şiddet niye? Ben orospu muyum? Orospuya bile böyle yapılmaz, dedi. Eniştem
— Haklısın özür dilerim, dedi ve saçlarını okşamaya başladı. Napıyım kızım ne zamandır bu anı bekliyordum? Çok güzelsin. Seni bulunca bir an önce becermek istiyorum, dedi. Teyzem de
— Kızım azdırdık adamı, artık vereceğiz çaresi yok, dedi. Annemde
— Ben vermiycem demedim ki. Ama her şey güzellikle olsun. Ne o öyle tecavüz eder gibi, dedi. Eniştem
— Neyse, hadi boşverin. Artık işimize bakalım, dedi. Annem bunun üzerine
— Ver bakalım şunu, nasılmış görelim, deyip eniştemin baldırlarına oturdu.
Annem ayaklarını oturdukları kanepeye basıp eniştemin o kalın yarrağının üztüne oturmaya çalıştı. O kadar kalın dı ki annem zorla oturuyordu. daha kafası girmemişti annem
— Off, canım yanıyor. Sırılsıklam oldum ama yine de girmiyor bu, dedi. Eniştem
— Acele etme güzelim. Hepsi senin, sana feda olsun, deyip güldü. Teyzem
— Kızım sen bana sor. Sen bir kere alıyon, ben her gece alıyorum onu, dedi.
Annem yavaşça yukarı aşağı zıplamaya başladı. Eniştemin yarrağının kafasından sonraki bölümü içine almaya başladı. Teyzem
— Kız iyi gidiyorsun, ben bu kadar rahat alamıyorum, deyince eniştem de
— Eee, kaç senedir hasret bırakta olsun o kadar, dedi.
Annem gerçekten azimliyidi ve hepsini almaya kararlı görünüyordu. Bir müddet sonra annem eniştemin baldırlarına kadar oturmaya başladı. İnanılmaz bir görüntüydü! O kocaman yarrak bir çıkıyor, bir kayboluyordu. Annemden bembeyaz sular akmaya başladı. Anlaşılan gelmişti ama almaya devam ediyordu. Eniştemin gelmeye niyeti yoktu. Annem biraz daha zıpladıktan sonra bitkin bir halde "ohhh" diyerek eniştemin üstüne kapaklandı.
Eniştem ellerini annemin kalçalarında gezdirmeye başladı ve parmaklarını annemin göt deliğine sokmaya çalıştı. Annem bitkin olduğu için tepki vermiyordu eniştemin göğsüne kapandığı için. Eniştem teyzeme arkadan yapıcam işareti yapıyordu. Teyzem de sen söyle gibilerinden hareketler yapıyordu. Eniştem
— Baldız önün tadını aldık, bi de arkanın tadına bakalım, dedi. Annem
— Enişte dur, kendime geleyim. Hayatımda ilk defa böyle bir yarrak aldım içime. Böbrek yataklarımda hissettim valla. Abla sen nasıl dayanıyorsun ya, deyince gülmeye başladılar. Eniştem teyzeme
— Kalk kız krem bul, dedi. Annem de
— Ecza dolabında var, al, dedi. Ama ecza dolabı benim odamdaydı. Teyzem de
— Nerede dolap, deyince
— Tolganın odasında. Çaktırmadan gir içeri, al hemen gel, dedi annem.
Teyzem yarı çıplak odama gelicekti. Heyeceanlandım ve hemen yatağıma yattım ama teyzem çıplak değildi. Sadece üzerine elbisesini giymişti. Odaya girdi. Işığı yaktı. Ecza dolabı biraz yüksekteydi. Sandalyeye çıkıp alması gerekiyordu. Nitekim öyle yaptı. Ben de fırsat bu fırsat hemen dikizlemeye başladım.
Teyzemin götünü alttan bakınca hiç görmemiştim. Çok güzel görünüyordu. Ecza dolabında kremi almak bu kadar uzun sürmese diye düşünüyordum. Teyzem sanki bilerek sandalyeden inmiyor, bana frikik veriyordu.
Sonra indi. Benim başımı okşadı. Uyur numarasını her zaman iyi yaparım. Teyzem bana
— Uyu uyu da malın iyice büyüsün, sonra gel teyzeni yarağa doyur, dedi. Duyduklarıma inanamıyordum teyzem beni arzuluyordu.
Elini benim alete attı. Sabahtan beri kalkık olan sikim taş gibiydi. Teyzem sikimi sıvazlamaya başladı. Zaten 1-2 dokunsan gelecek olan sikim öyle bir patladı ki teyzem ne yapacağını şaşırdı.
— Eyvah geldi oğlan, dedi ve alelacele odadan çıkıp kapıyı kapattı.
Annemlerin yanına oturdu. Kremi açtı. Eliyle annemin göt deliğine sürdü. Sonra da eniştemin yarağına sürmeye başladı. İlginç olan annem yarım saat enişteminkini içine aldı. Boşaldı ama eniştemde hala tık yoktu. Ben olsam şimdiye en az 5 defa gelmiştim diye düşündüm.
Eniştem annemi kanepeye doğru domalttı, eliyle sikinin kafasını sıvazladı ve annemin o daracık göt deliğine dayadı. Girmesi imkansızdı. Teyzem
— Kızım bugüne kadar bana çok denedi ama bir türlü alamadım. Bakalım sen ne yapıcan, dedi. Annem de
— Ben de ilk defa alıyorum. Bilmiyorum. Acırsa bırak deyince bırakırsın enişte, tamam mı, dedi. Eniştem
— Karı sen önden de alamıyorsun ki bunu, deyince teyzemin yüzü düştü. Morali bozulmuştu anlaşılan. Zaten alabilseydi, eniştem anneme göz koyar mıydı? Kimbilir, belki de annem yerine teyzemi almadı diye dert yanıyordur içinden.
Eniştem yarağının kafasını iyice bastırmaya başladı. Annem acının etkisiyle bağırmaya başladı ama eniştem duracak gibi görünmüyordu.
— Kızım dur, bir alışsın gerisi gelecek. Sık azcık dişini. Sen de sabahtan beri alıyorsun şimdi de alırsın, dedi.
— Ama çok acıyor, diye dert yandı annem.
Zavallı annem o yarağı almak gerçekten zordu ve yüzüne bakılırsa gerçekten acı çekiyordu. Ama ben yine de müthiş zevk alıyordum sikilien annem olmasına rağmen.
Eniştem
— İyice alıştı. Bak şimdi, hepsini sokucam hazır mısın baldız, dedi. Annem de
— Sok artık, bitsin bu işkence, dedi.
Eniştem iyice abanmaya başladı. Annem bağırdı. Teyzem de
— Sus kız! Tolga uyanacak şimdi. Zaten az once yanına gidince bir yokladım, siki kazık gibi olmuş. Bir iki zıvazladım, patladı pezevenk, dedi. Gülmeye başladılar. Eniştem
— Ulan karı, senden korkulur. Uyuyan çocukla ne işin var? Boşuna pislendi çocuk, dedi.
Benden konuşmaları hoşuma gitmişti. Eniştem
— Nasıl bari? İyice mi salatalığı, dedi. Teyzem de
— Valla, şimdi çağırıcam. O da beni siksin. Benim yüzüme bakan yok, dedi. Eniştem bunun zerine
— Karı, benim gelmeye niyetim yok. Birazdan seni alıcam altıma dedi.
Eniştemim git gelleri hızlanmıştı. Annem de ilkinde olduğu gibi feryat etmiyordu.
— Getirelim mi kız, ister misin, dedi. Annem başını isterik bi şekilde salladı.
Teyzem annemin amını okşamaya başladı eniştem köklüyor teyzem parmaklıyor annem zevkten çıldırtıyordu. Çok geçmedi ki annem titreyerek boşaldı. "Bu akşamı ömrüm boyunca unutmayacağım" dedi ve kanepeye uzandı.
Belli ki annem bitmişti. Eniştem "Baldız geldi. Sıra sende hatun. Gel bakalım" dedi. Her zaman alışık olduğu vücüda öpücükler kondurmaya başladı. Teyzem inlemeye başladı. Eniştem teyzemi annemin yanına yatırdı ve bacaklarını omzuna aldı. Yarrağını öyle bir kökledi ki teyzem çığlık atarak
— Yavaş, çok canımı yakıyorsun. Her seferine bunu yapmak zorunda mısın be adam, dedi. Eniştem de
— Kızım seni böyle sikmek hoşuma gidiyor dedi. Ama biraz daha bağırın da tolga uyansın ister misiniz dedi. Annemde
— Sakın ha! Uyanırsa ayıp olur. O da isterse naparız sonra dedi.
Bu duyduklarım beni cesaretlendiriyordu. Bir yolunu bulup katılmalıydım onlara. Aklıma bir fikir geldi: gözlerimi ovarak uykulu numarası yapıp odadan çıkmak ve onları görünce olaya katılmak.
Tüm cesaretimi toplamalıydım ama eniştemin teyzemi sikişini seyretmek istiyordum. Çünkü eniştem gerçekten iyi bir sikiciymiş, onu fark ettim.
Teyzem
— Yeter artık! Gel be adam. Siktin belamızı, dedi. Teyzem sarsılarak geldi ama eniştemin hala gelmeye niyeti yoktu. Teyzeme
— Seni de götten sikecem bu akşam. Bak kardeşin nasıl aldı. Sen niye alamayasın, dedi ve teyzemin götünü kendine doğru çevirdi.
Teyzem istekli değildi ve karşı koyuyordu. Eniştem de
— Sus be kadın domal zorluk çıkarma bana, dedi. Teyzem
— Hayır, istemiyorum zorla mı be adam, deyince kapışmaya başladılar. Annem de olaya müdahele etmek istedi.
— Abla ne var bunda? Yavaşça alırsın işte, dedi.
Teyzem inat ediyordu. Eniştem en sonunda "Ehhh yeter ama", dedi ve teyzemin kalçasını iki eliyle kavradı. Teyzem yan yatar pozisyonda iken
— Zorla mı istiyon, al o zaman, dedi teyzem bağırmaya başladı. Eniştem
— Sus! Tolga duyacak, dedi. Annem de
— Evet abla duyacak şimdi, dedi.
Eniştem yarağının kafasını teyzemin göt deliğine dayadı. Krem istedi. Annem de hemen verdi. Eniştem "Sen sür" dedi. Annem de parmaklarına sıkıp teyzemin deliğine sürmeye başladı. Eniştem "Bana da sür. Kurumuş bu yarak" dedi. Annem eniştemin yarrağına da sürdü. Eniştem gerildi ve öyle bir geçirdi ki teyzem feryat figan...
Tam bu sırada çıkmalıyım dedim ve kapıyı açıp çıktım. Onlar bana ben onlara bakıyordum. Gözlerimi ovarak
— Ne oluyor burada ya, dedim. Eniştem
— Gel lan piç kurusu, sen de katıl. Zamanı geldi artık, dedi.
Ben yanlarına doğru yöneldim annem kanepenin örtüsü ile açıkta kalan yerlerinin hiç olmazsa bir kısmını kapatmaya çalışıyordu.
— Anne boşuna uğraşma. O örtüyle yaptığın ayıbı kapatamazsın, dedim. Annem ağlamaya başladı. Hemen yanına gittim.
— Ama sende haklısın. Kaç senedir erkeksiz yaşıyorsun. Kızmıyorum sana ama bana gelebilrdin bu konuda. Ben sana yardımcı olurdum, dedim. Annemin gözlerinin içi parladı sanki bu bakış bundan sonraki günlerde benime beraber olacağını anlatmaya yetmişti.
O akşam bende aralarına katıldım. 4 kişi sabaha kadar sikiştik ve ondan sonraki günlerde bazen yalnızca annemi bazen teyzemi bazen de ikisini birden siktim.
submitted by ferreisawesome to u/ferreisawesome [link] [comments]


2019.11.03 15:40 masalokucomtr Şiirler

Şiirler
https://preview.redd.it/j6f2wy5tghw31.jpg?width=720&format=pjpg&auto=webp&s=524d74db0dc2afc52f417821489f4aad9419ee87

Şiirler

Ömrü Tükenmiş Bir Köprü Yalnızlığı

Ömrü Tükenmiş Bir Köprü Yalnızlığı
Ömrü tükenmiş bir köprü yalnızlığı benim yalnızlığım
Anlamaz halimi menzilsiz yolcular
Duyamazlar boyayla kapattığım çürüyen demirlerimin acı çığlıklarını
Göremezler geçen her yolcuda belki sana benziyordur diye umutla açılan gözlerimi
Fark edemezler kışın ortasında açıp renksiz kalan çiçeklerimi
Hissedemezler hasretinden gün be gün eriyip tükendiğimi
Ömrü tükenmiş bir köprü yalnızlığı benim yalnızlığım
Gözbebeklerim çoktan küstü gün ışığına
Yokluğunun ipiyle asıldı ruhum boş duvarlara
Bekliyorum yıkılacağım günü
Bekliyorum sana kavuşacağım günü
Yazar: İLKER BİLGİÇKonu: Şiirler

Eylül’E

Ipıssız Çöllerde açan çiçeksin,Serab-ı ömrümde asıl gerçeksin,Karanlık anıma doğan güneşsin,Eylül Erva Huzur oldun, yağdın ömrüme.
O güzel gözlerin kalbime akar,Her derdin içine neşeyi katar,Şu fakir ömrümde zenginlik saçarEylül Erva huzur oldun, yağdın ömrüme
Şiir Oku Şiirler
Yazan: M. FEYZULLAH ÖZDEMİR
Konu: Şiirler

Düşümde Sen

Hüzne hakim tepeden bakıyorum hayata,Sessiz sedasız yudumluyorum çayımı,Dalıyorum yine hayaline…Yalnız hayallerde gülmek varmış garip ömrümde.Mısralar dökülüyor dilimden usul usul…Düşümde sen,Dilimde sen,Şiirimde sen varsın.Seni haykırıyorum herkese dize dize,Seni anlatıyorum bilene bilmeyene.Ve seni yaşıyorum sensiz her saniyede.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: M. FEYZULLAH ÖZDEMİR
Konu: Şiirler

Sustum

Canımı yaktın ya sen,Sustum.Beni ağlattın yaYine sustum.Unut dedin umarsızcaSadece sustumGittin benden …Bir an bile düşünmeden Sustum.
Şimdi sen sus !Ben konuşuyorum artıkSeni bütünüyle siliyorum!Tıpkı sen gibi
Sen sevmeyi bilmezsin!Ağlamaya değmezsin!Bırak böyle bitsinUnutmak mı?Sen de kimsin?
Şiir Oku Şiirler
Yazan: NİHAL KIZIL
Konu: Şiirler

Sensiz

Hayat o kadar anlamsız ki,Sen yanımda yoksun diye.Anılarım sensiz kaldı, ben yarım kaldımSen yanımda yoksun diye.
Geçmişe dönük hatırlıyorum her şeyi,Tek başıma yaşıyorum sessizce,Susuyorum sensizlikte, sessizce ağlıyorum,Sen yanımda yoksun diye.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: FATMA DENİZ
Konu: Şiirler

Yürüyorum

Nereye gideceğimi,Ne yapacağımı bilmeden,Yürüyorum adım adım…
Seviyorum…Hunharca, usanmadanBıkmadan, usanmadanSeviyorum adamım…
BiliyorumOlmayacağını, öleceğimi,Dayanamayacağımı,AğlayacağımıYarım kalanım.
Gidiyorum.Sensizlik ağır geldi bu kalbeBu hüznü bu derdi kaldıramadım!Gidiyorum artık, gidiyorum ben.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: HATİCE ÖZBEY
Konu: Şiirler
Gününe ışık, geceye yıldız olmak istedim.Sen ise gündüzümü geceye gecemi zifiri karanlığa çevirdin.Bu muydu sana verdiğim aşkın değeri, karşılığı?Bu kadar mıydı sevgime vereceğin karşılık?Keşke hiç tanımasaydım be adam.Yaktın yüreğimi kül ettin benliğimi.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: İMMİHAN AVCI
Konu: Şiirler

Beni Bana Anlat

Gözlerimle her şeyi anlatmak istiyorum:Seni ne kadar çok sevdiğimi,Seninle olurken hayatın durduğunu anlatmak istiyorum.Gözlerin gözlerimi hapsetti, biliyorum.
Hayata senle de devam edemiyorum sensizken de,Umut ediyorum bir an sahilde,Sözlerim tutuklu kalbim kafeste,Gözlerin gözlerimi hapsetti yine.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: SEHER TATAR
Konu: Şiirler

Baba Hasreti

Gece gözlerim kapılarda,Bir gün gelecek diye bekliyorum orada.Gecenin ardında yine sensiz geceler var.Yine gözlerim kapılarda,Senin o kapıdan girmeni bekliyorum baba!
Herkesin babası çocuklarını seviyorken,Herkesin babası çocuklarını öpüp kokluyorken,Ben yine senin yokluğunu hissediyorum.Bir gün var olup bir ömür yok olma baba!
Gencecik yaşında yükledin bütün yükleri anneme,Senin yokluğunda annem kol kanat gerdi bize,Hem anne oldu hem baba bizeBir gün olsun dahi çekip gitmedi.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: BERİVAN ASLAN
Konu: Şiirler

Yeni Yıl

Zaman su gibi akıp gitse de ruhunda;Hiç yaşanmamış gibi olsa da hayatın, acımasız olsa da takvimler, aylar, yıllar sanaHep boğul o mutlu anılarınla.
Mutluluklar sende hayatı bulsun,Tüm yüreğin umutla huzura doysun,Zaman acımasız olursa olsun,Hep su gibi akıp giden bir hayatın olsun.
Nice benli senelerle dolsun hayatın,Hiç bitmesin ruhundaki on yedinci yaşın,Seni bana getiren yüreğin olsun,Benli dakikaların hep umutla dolsun.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: BERİVAN ASLAN
Konu: Şiirler

Kıymetsizim

Karar verdim artık;Sen yoksun içimde…Varlığın etkisiHiç olmadı kalbimde…
Sevginin değerini bilmeyenlerdensin sen!Benim hakkım helaldir de!Vicdanın affetsin yeterÜzülen bendim yineVicdanın affetsin yeter.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: BERİVAN ASLAN
Konu: Şiirler

Sevdalanan Şiiri

Seni bilmem ama ben kararlıyım,Sen sevmesen de ben sevdalıyım,Bu aşkta senden çok ben zararlıyım,Seni bilmem ama ben kararlıyım.
Kalbimden geçen ses “Terk et!” diyor,“Olmayan duaya amin deme, ümit etme!” Diyor.Kaderimiz yazılmışsa böyle hüzünle,“Sen yoluna ben yoluma devam et.” Diyor.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: BERİVAN ASLAN
Konu: Şiirler

Sana Bir Şey Olmasın

Benim hayatımda olmasan bile,En mutlu anlarım kalsa mazide,Sensiz nefes aldığım yok bir saniye,Aşkıma aşkı kattı her bir zerrenle
Sana olan aşkımı haykırdım durdum,Sense bu sevdaya hep karşı durdun,Bitmeyen yarama neşteri vurdun,Bu masum gönlümün celladı oldun.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: SEHER TATAR
Konu: Şiirler

Öğrendim Ki

Öğrendim ki ben asla kendim olamamışım,Hayat bana açılmamış derde çare olamamışım.Öğrendim ki bu dünyada kimseyi sevmeyeceksin kendini sevdiğin kadar,Kiseye, bağlanmayacaksın: Dostuna, hayallerine bağlandığın kadar.
Öğrendim ki içini herkese dökmemek gerek,Ne her şeyi duymak ne de her şeyi anlamak…Vurdumduymaz olmak gerek.Öğrendim ki hayat bana ayak uydurmyor, benim ayak uymam gerek.Öğrendim ki bir gün daha geçti ömrümden.
Öğrendim ki hayat hep zıtlıklardan oluşmuş: Acısı, tatlısı, hayali, gerçeği gibi.Bir insan birçok sıfat sığdırmış şu kısa hayatına:Anne, baba, abi abla ve kardeş olurmuş sırayla,Öğrendim ki bu mahzun can hayallere yürümüş,Durmaksızın her an her zerresiyle.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: R.BERFİN BAYRAK
Konu: Şiirler

Her Şeyde Aradım Seni

Yağmur damlalarında aradım seni,Üstüme düşüp de kalırsın diye,Bir umutla bekledim damla, damla bana gelişini,Sen ise beklemişsin benden kayıp gidişini.
Seher vaktinde ruhumu aydınlatmanı istedim,Sabahın güneşi gibi hayatıma doğmanı…Baharın en taze saatlerinde gelmeni istedim.Sen ise çekip gitmeyi istemişsin.
Gece yıldızlarda aradım seni,Parlayan her yıldız da seni hissettim,Kalbimde ısınmanı bekledim,Kalbimde kayıp gidişini değil.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: R.BERFİN BAYRAK
Konu: Şiirler

Dön Artık

Bırakıp gittin ellerimi,Yapayalnız kaldım bu yabancı elde,Sensizlik ne kadar zor ne kadar acı,İçimi yakıyor sensiz aldığım her nefes.
Yaşayan bir ölü olmuş bedenim,Şu tatsız tuzsuz hayatta bitmez kaderim.Bir zamanlar hep seninle yaşayan benim,Sensizlik kokuyor artık her nefes.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: BERİVAN ASLAN
Konu: Şiirler

Senin Yokluğunda Ben

Senin yokluğunda ben,Gece gündüz ağladım.Sen yanımda olmayınca,Ne yapacağım?Anlayamadım.
Senin yokluğunda ben,Ağladıkça ağladım.Kokunu özlediğimde ben,Yokluğunu anladım.
Senin yokluğunda ben,Umutsuzluğu anladımYokluğunla kalırken,Sessizce, usul usul ağladım.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: NESLİHAN BAYRAM
Konu: Şiirler

Yakalayamadığım Sen

Sen öyle çözülmez;Öyle karmaşık bir bulmacasın ki,Çözemedim seni sevgili.Sorunca görünmez,Araştırınca ounmaz bir şeysin.
Sen öyle anlatırmaz bir şeysin ki,Görünce dilim tutulur,Anlatılınca aklım karışır.
Sen öyle tatlı bir şeysin ki,Her anı kalbime huzur,Dünyama sevgi aşıklar.
Sen bana verilen en güzel hediye.Anlamsız gönlüme en güzel manaSen yaşama hevesimi arttıran doruk sevdamsın.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: TEVHİDE DOST
Konu: Şiirler

Annem Şiiri

Hayallerim vardı Anne onunla olan,Onunla başlayıp onunla biten.Çok mu şey istedi kızın anne?Sadece bir avuç mutluluk, bir avuç huzurdu oysa.
Öyle bir gülüşü var ki her derde dermanO gitti gideli kalmadı derman.Günş açmaz oldu sabahlar olmaz,Bak kızım karanlıkta boğuldu annem.
İki şey aklımdan hiç çıkmıyor;Üzülme,ağlama kızım diyişin…Ve onun gülüşü…Gülüşü hiç aklımdan hiç çıkmıyor annem,Seviyorum dedikçe sevme dedilerOnları dinlemedim affetsen annem.Varım yoğum,nefsim,yaşam sebebimben senin kızınım seninle varımSen benden hiç gitme bırakma annem.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: İMMİHAN AVCİ
Konu: Şiirler

Sensizken Zaman Geçmiyor

Severken geçen vakit özlerken geçmiyor,Onsuz’ken zaman hiç geçmek bilmiyor,Bu canım bu tende onsuz olmuyor,Severken geçen vakit özlerken geçmiyor.
Severken güneş batmaya. Yıldızlar kaymaya utanacak.Sonbahar da yapraklar sararmayacak,Ve sen ay yüzlü sevdam!Sevdan hep kalbimde yaşayacak.
Severken yağmur olup yağmak istedim üzerine,Kuş olmak istedim kalbinin kafesine,Severken bakışın olmak istedim bir kare,Mutluluğa uyanan kalbin olmak istedim bin kere.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: İMMİHAN AVCİ
Konu: Şiirler

Seni Çok Sevdim

Seni çok özledim, muhtacım sana.Işık oldun, şu karanlık dünyama.Gökyüzümü karanlık bulutlar sarsa,Seni bekliyorum muhtacım sana.
Bitmeyen şarkımsın sen sevdiğim,Ve her zaman da öyle kalacak böyle bilirim.Olur da bu candan vazgeçersen bir gün,Bil ki sonsuza kadar bende kalacak bu sen.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: SEHER TATAR
Konu: Şiirler

Fani Dünyadaki Hislerim

Ben Yaşayan Ölürlerden miydim?Yoksa ölüp de yaşayan mıydım?Ben her umutlandığımda sevmek geldi aklıma,Sen gece karanlığımın aydınlatan yüzü;Sen beni benden alıp götüren kalbin umudu,Bazen sensiz kalmaktan oldum kördüğüm.Bazen de aklıma gelince durup güldüğüm…Kollarım güçsüz gözlerim, karanlık kör kuyu,Bu kalp var ya bu kalp sensiz bulamaz yolu,Sen var ya sen benim sonsuzluğumun umudu.Baktıkça beni içine çeken;Ben hep bir umut, bir aşk, bir sevgi ile hayata eken.Sen var ya sen…Umudum, huzurum her şeyimsin.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: SEVİNÇ BAŞLİ
Konu: Şiirler

Gidişlerin

Öyle bir geldin ki,Gitmezsin sandım.Meğer yanılmışım,Gittiğinde anladım.
Beni çok sever,Hiç üzmez derdim.En büyük ihanetiBen sende öğrendim.
Kapadım kapılarımıSana ve aşka.Yokluğunda güzelleşen kalbimAtıyor bir başka.
Kabul olacak duam olsan,Amin demezdim sana.Yolun hep açık olsun!Emanet ol Allah’a.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: ESRA KAYA
Konu: Şiirler

Babalar Da Ağlar

Bak kızım!Babalarda ağlar.Senin tırnağın kırılsa bile,Benim içim yanar.Hastalanınca,Başucunda dururum.İyi olman için,Gece gündüz duayla olurum.Sizi büyütmek,Her zorluğa göğüs germek,Koruyup kollamak için,Her zorla savaşır dururum.Babalık denirbuna,Ben sizin için varım,Sizin sevginiz için,Ben her şeye hazırım.Tüm çabam budur:“İyi bit baba olmak.”Bütün yük üstümde,Bundandır ağarır saçlarım;Bundandır yarım kalmış sözlerim.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: MERVE NUR SÜT
Konu: Şiirler

Hoşçakal

Sormasın artık kimseSeni bana, eni hayata!Yokum artık buralarda…İstemiyorum kimseyi etrafımda!
Alıştım ben yalnızlığa…Sen beni alıştırdın be adam!Tüm yarım bırakılmışlıklaraHer şey kaldı dilimin ucunda…
Ne git diyebildim ne de kal.Her şeyim yarım bu canımı da al…Ben yokum artık!Bari sen Hoşçakal!!!
Şiir Oku Şiirler
Yazan: HATİCE ÖZBEY
Konu: Şiirler

Bilir Misin

Yüreğime sor geceler şahit.Şu dünyamı varlığıyla mutlu edensin,Senle hülyalara dalmak ne güzel!Bilir misin?Şu alnıma yazılan en güzel kaderimsin.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: SEDA AYTEPE
Konu: Şiirler

Bu şehrin Bıraktıkları Şiiri

Bu şehir bana sevmeyi öğrettin,Bu şehir bana seninle mutlu olmayı öğretti;Şimdi yaşadığım bu şehirde güneş doğmuyor,Şimdi yaşadığım bu şehirde yağmur yağıyor.
Seninle yaşadığım bu şehir yabancı geliyor artık,Başımı alıp gidesim geliyor buralardan,Her köşe başında hatıralarımız var,Biz diye bir şey kalmadı buralarda.
Belki bir gün pişman olup gelirsin,Tüm dertlerim son bulacak gelirsen,Belki o zaman yokluğun sızıları son bulur.Hadi gel, gecikme artık umudum.Bir elvada seni götürdüğü uzaklara,Bir deniz dalgası her şeyi silip süpürdü,Seni son bir kez görmek istiyorum,Sana son bir kez sarılmak istiyorum.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: ESRA ESEN
Konu: Şiirler

YALAN DÜNYA ŞİİRİ

Doğrular her zaman acıdır bilirim,Ama yalanlara kurulmaz ki dünya.Hani her zaman doğru diye bildiklerinGün gelir yalan olur yaBin bir yalan üzerine kurulu dünyaSonra geceler bir dönmüş üzerineYalan rüzgarına dönmüş dünyama denizDoğruyu,doğru olanlara hasretYıkılsın yalandan dünya
Şiir Oku Şiirler
Yazan: FATMA DENİZ
Konu: Şiirler

GÖZLERİNE DALIYORUM

O kuytu yerdeki güzel gözlerin,O kadar güzel bakıyordu ki,O kadar samimi o kadar senden,Baktığın her yerde varlığın içten
Beni benden alan güzel gözlerin,Başa bela oldu bitirdi beni,Bakmaya korkuyorum aşkla gözüne,Başa bela oldu bitirdi beni.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: ESRA KAYA
Konu: Şiirler

HAYALİMSİN

İnadına hep hayır diyorsun bana,Elimde hiçbir şey gelmiyor ne çare?Sadece hayırlısı deyip de umutsuzca,Çekiliyorum sessizce köşeme.
Bekliyorum bazen kocaman hayallerimle,Bazen küçücük umutlarımla,Bıkmadan usanmadan bekliyorum senigelirsin, gülersin diye.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: ESRA KAYA
Konu: Şiirler

NASIL UNUTURUM SENİ

Ne kadar zormuş beklemek,Ne kadar zormuş özlemek.Korkuyorum artık yüzünü unutmaktan,Korkuyorum kulağımdaki çınlamalar…Bitecek diye korkuyorum!
Bazen o kadar zamansız geliyorsun ki aklıma,Aklım şaşıyor nereye bakacağımı bilemiyorum.O an acıyorum kendi kendime.Ama elim gitmiyor isteksizce hiçbir şeye.
Söyle şimdi nasıl unutabilirim seni;Nasıl atacağım, aklımdan sesini.Gülüşünü, o masmavi gözlerini nasıl unutacağım?Kendime keke bile diyemiyorum yine.
Gün gelip kendimi unuturum da,Bir türlü seni unutamıyorum.O kadar uzaksın ki bana sevdiğim,Uzanıyorum ama bir türlü tutamıyorum.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: ESRA KAYA
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Sen: deli gibi seven bir aşık,Sen: Meyvesi olmayan bir aşk bahçesi,Sen: Hayal peşinde koşan genç,Sen:Kalbinin sesini dinleyen bir deli,Ben umutsuz aşka serseri…
Sen:Aklına estiği gibi davranan duran,Sen: Bir gün seven bir gün sevmeyen,Sen: Bir varmış bir yokmuşum gibi davranan,Sen: Hayatı bir masal gibi yaşayan,Ben aşkına gir yan..
Sen: Gönlü aklına uymayan bir serseri,Sen: Düşünmeden karar veren deli,Sen: Beni ben diye sevmeyen biri,Sen: Her an kendinden bezdiren biri,Ben sessiz sedasız küskün biri…
Şiir Oku Şiirler
Yazan: BERİVAN ASLAN
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Yalnız düşünmek istemiyorum şu sıralar seni,Kafamda yine onlarca soru birikti.Adın diyorum unutulması ne mümkün?Bir yağmura bakıyor bütün hatıralar.
İnsan ne kadar umutsuz olabilior bazen,Ne kadar yenik kalbine ve nefsine,AŞK olmaz senden kadın!Adın gibi SEVİNÇ’li olsun,Akar gidersin.
Senin damlaların ne beni temizler,Ne seni masum kılar,Olduğun yerde olduğun gibi yeniden severim seni.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: SEVİNÇ BAŞLİ
Konu: Şiirler
Nisan Yağmuru Şiiri
Nisan Yağmuru gibi bedenime akıyorsun,Seher rüzgarı gibi yüzüme esiyorsun,Gelmediğin yolları ezberlettim kalbime,Kaybolmuş sayfalarım seni anlatıyor.
Sen romanlarımda biriken hüzündün,Sen yollarıma çizilmiş bir eyvallahtın,Sahte yalnızlıklar içinde yaşıyorum neredesin?Emanetinle yaşıyorum neredesin?
Şiir Oku Şiirler
Yazan: ESRA ESEN
Konu: Şiirler

Askere Sözler

Ey Afrinin aslanları!Sizin kükrediğiniz gecede,Dağlar bayırlar korkar sizden,Dalgalanır al bayrağım.
Sen ağlama güzel annem!Bu ülke hiç bitmeyecek.Hamzanın aslanları olduğu sürece,Bu ezan hiç dinmeyecek.Mehmedin yüreği attığı sürece,Sen dalgalanmaya devam et şanlı bayrağım!Mehmedim sana selam duracakMehmedim yine hakka koşacak.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: KÜBRA AKDOĞAN
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Kalbimin en derininden saklıyorum sevgini,En huzurlu yerindesin mahzun kalbimin.En masum yerindesin senle çarpan kalbimin.Hayal kırıklığım da olsan,En özel yerindesin.
Sen benim tek hayalimken,Buna elveda demek neden?Ağır geliyor bana sensizlik derde neden?Elimden gelmez bir şey, yıkılıp gitti benden.
Çaresizlik içinde yalnızca izliyorum,En güzel hisleri maziye gömüyorum.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: REMZİYE PERİ
Konu: Şiirler
Ne Kadar Masum Muşum Şiiri
Düşündüm de… Ne kadar da masum muşum?Kalbimin en güzel yerini sana ayırmışım,En yoğun meşguliyetim sen olmuşsun,Farkında değilmişim.Sen geliyorsun aklıma, biz geliyoruz.Her zerremdesin her anımdasın.Söylesene şimdi nasıl unuturum seni?bak işte bu kadar çaresizim.Sahi sen bilmezsin çaresizliği,Tıpkı beni bıraktığın günkü gibi.Unutamadım biliyor musun o gözlerindeki parıltıyı?Ama acı olanı da neymiş biliyor musun?Bana bakarken değil başkasını düşünürken parlıyormuş o gözler.Ama anlayamıyorum işte sen bu kadar vicdansızken,Ben nasıl bu kadar masum kalabilmişim.Ve ben anlam veremiyorum kendime,Pişmanım bile diyemiyorum kıyamıyorum gamsızım.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: DİDEM ÇİÇEK
Konu: Şiirler

On Beş Temmuz

Yerde kan revan abilerimiz,Gözleri yaş dolu annelerimiz,Kaldı boğazımızda hevesimiz,Dolu gözlerimiz.
Kimi başa baş kaldı bu silahlarla,Kimi güldü buna kahkahalarla,Allah yardım etsin bu evlatlara,Suçlusu bu hainler olduktan sonra.
Bu vatan için verdiğimiz canlara,Nasıl kıydı bu hainler analara.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: EBRU DURSUN
Konu: Şiirler

Şiir Oku

Hayat Bazen yalnızlık dolu.Ne yapacağını bilemezsin, nasıl unutacağını,“Kalbinin sesini dinle.” dersin kendine.
Şu kalbinden çıkarabilmek, atabilmek, yaşayabilmek…Çünkü hayat devam ediyor.Yalnız olmak belki de olması gereken.Hayat devam ediyor.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: PINAR TOSUN
Konu: Şiirler
Neredeyim Bilmiyorum Şiiri
Neredeyim bilmiyorum.Belki yıldızların arasında,Belki de daha tanınmamış şiirlerin ortasında…
Neredeyim bilmiyorumO bentleri aşan çizgide mi,Yoksa kilitli kapıların arkasında mı?
Neredeyim bilmiyorum.Esmeyen rüzgarlarda mı,Durgun bana bakan adamlar da mı?Hadi söyle bana, neredeyim ben?
Şiir Oku Şiirler
Yazan: RUKİYE DURAN
Konu: Şiirler

Şiir

Senin sevgi dolu yüreğine hasretim,Ezgi gibi sözlerine hasretim,Sensizlik ateşi yakar bilirim,Hiç kimse anlayamaz ben hep böyleyim.
Kalbimdeki yarayı kimse bilemez,Dermansız derdime çare olamaz,Bu beden bir an dahi sensiz yaşamaz,Dayanamaz koşarsın gönül bağıma,Şu fani alemde beni bırakma.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: ESRA KÖSE
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Ben seni senden kıskandım sevgili,Sesindeki huzurundan kıskandım,Şimdi senin yokluğun içerisinde kıvranıyorum,Gelmeyeceğini bile bile bekliyorum.
Sen benim ezberim oldun.Uyurken, uyanıkken, müzik dinlerkenSen benim her zerremde oldun.
Nereye baksam oradasın.Yokluğumda da sen varsın, kalbimde de.Niye böyle olduk biz?Acı her yerde.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: GÜLENDER DEMİRGÜÇ
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Senin bende bıraktığın iz vardı ya hani,Hala kalbimi delik deşik eder.Hatırlar mısın? Bir söz vermiştin biz ayrılamayız diye.Niçin bu kalbi öksüz başına bırakıp gider?Bırakıp gidişini anlatırken gönlüme.O mutsuzluk dolu günler gelir aklıma.Gözyaşına boğulunca üzgün yüreğim,Hayallerle dalar gider gözlerim.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: TEVHİDE DOST
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Özünde varsa bir yaşanmışlık,Kalbinde hep kaladurur yarası,onu unutmak için denersin yolları,Ama ne çare? Unutamazsın…
Zamanla öğrenirsin onsuz olmayı,Unutmak zor kim bilir gelir belki.Mecbursun unutmaya,Onsuz yarım kalsan bile.Dik durmaya çalışırsın.Kalbin yarım kalsa bile.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: TÜLAY TOSUN
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Sensiz kaldığım günden beri,Kader benimle oyun oynuyor.Özlüyorum seni, özlüyorum o günleri.Hadi dön. dön gel sevgilim.
Saçlarımı okşardın,Ellerimi tutup kalbinde saklardın,Seni seviyorum derken parlardı gözlerin.Hadi dön, gel sevgilim.
Bana o günlerin mazide kaldı diyorlar.Unut artık unut diyorlar.Hayırsızın biriydi bırak deyip,Unut artık unut diyorlar.Hadi dön, dön gel sevgilim.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: TEVHİDE DOST
Konu: Şiirler

Tanırım Şiiri

Ben seni tanırım,Ben gibi içim gibi
Ben seni duyarım,Özlediğim şarkılar gibi.
Ben seni söylerim,Şairin sevdası gibi.
Ben seni severim,Sen gibi, Senin gibi.
Ben sende benim,Hayal gibi hayat gibi.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: GÜLENDER DEMİRGÜÇ
Konu: Şiirler
Beni Geçti Şiiri
Ayaklarımın taşıyacağı bir bedenim yok artık,Beni geçtim beni.Gözlerimin gözlerine değmesi hayalim,Gözlerin cennet gibi lakin ben yanmaya mahkumum.
Yalan sanıyorsun ya bunları, en çok sana acizim.Karanlığın içindeki beyaz nokta gibiydim.Korkma söyle ne zaman unuttuğunu,Bak hala her satırda yine ve yine seni yazıyorum.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: GÜLENDER DEMİRGÜÇ
Konu: Şiirler

Şiir Oku

İçimdeki en büyük güzellik sevgidir.Sevgi rengarenk havai fişeğe benzer.Bırakın yüreğinizdeki havai fişekleri göklere yükselsin,Gökyüzünü rengarenk boyasın dursun.Sevmektir korkma! Ek rengarenk güzellikleri hayata.Yaşa baştan ayağa sevdanın en güzelini,Yaşat sevgiye muhtaç tüm gönülleri.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: KÜBRA AKDOĞAN
Konu: Şiirler

Şiir Oku

Bazen rüyalarımda seni görüyorumSöylemek istiyorum ama söyleyemiyorumKırık bir aşkın sakat kalmış bir oyuncusu gibiÇünkü sana olan sevgimi anlatamıyorumHuzurum, umudum, zorum…Sevdiğim…Sensiz olamıyorum.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: ZİŞAN ERDEM
Konu: Şiirler

Şiir Oku

Unutamadıklarımızla ufuklara yelken açarız.Yelkenlerimizi savururken rüzgar bizi,Hayatın derinliklerine sürüklerken,Güzel günlerin hışırtısına kapılır yüreğimiz.Hayatı hep böyle anmak isteriz, hep böyle.Nefes almak ister düşlerimiz.Sonsuzluğa açıp hiçbir rüzgara yenilmeyenYelkenlerimizi dalgalandırırız.Hayat dedikleri neydi acaba?Mutluluk, varlk, güzellik içinde yaşamak mı?Yoksa yoksulluk yokluk içinde yaşamak mı?Ya da hayat bize sunulacak en değerli varlık mıdır?Hayat sonu olan bir yokuş mudur?Çıkması zor inmesi kolay bir yokuşHepimizin bir çıkmazı var;Anlaması ve anlatması zor olan bir çıkmaz.Bazen gidip çıkmazlardan kurtulmak,Nefes almak isteriz.Bir şeyi hesaba katmamışız:Hayatın çıkmazlardan dolu bir serüven olduğunu…
Şiir Oku Şiirler
Yazan: KÜBRA KAVAK
Konu: Şiirler

Şiir Oku

Ne kadar acı veriyor olsa da insan seviyor.İnsanın kalbi, aklı hep yeniyor,Bile bile uykusuz gecelere dalıyor.Ne kadar acı veriyor olsa da insan seviyor.
Neyin inadı bu diye sormayın, sebebi gurur.Ne kadar yenilse de kapısında durur,Terk ediyorum yine dalıyorum acılara.Ne kadar acı veriyor olsa da insan seviyor
Şiir Oku Şiirler
Yazan: SEDA AYTEPE
Konu: Şiirler

Şiir

Bir garip yolcuyuz bu ıssız dünyada,Gelip geçici hevesler uğruna harcıyoruz ömrümüzü.Kimilerimizden bir şeyler alır.Bir garip diyarda umutsuz yolculuktaKimi üzgün, kimi sessiz, kimi yorgun…Yolculuk.. Sonsuzluk…Mutluluk….Kimin ne aldığı ve kimin ne alacağı Anlamsız diyarda.Mısralarımdaki son heceler, nağmelerimdeki eceler,Sensiz geçen bu ıssız geceler,Umut kokusu seçerler.Hepsi uçup gidiyor bir anda.Bazen bütün kanatlarımızı kırarlar,Hayatta bakışımızı karalarlar,Bizi yıkmak isterler,Zayıf noktalarımızdan vururlar.Bize kara kara geceleri yaşatmak,Bizi yaşarken öldürmek isterler.Neredesin ey nazlı güzel,Sözün bittiği yerde misin?
Şiir Oku Şiirler
Yazan: KÜBRA KAVAK
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Aşk öyle bir şey ki;Dokunmaya kıyamazsın,Yaşamaya doyamazsın,Anlat deseler anlatamazsın.
Hem derdine derman olur,Hem de derdine dert daha katar.İnsan aşık olunca neden hiç yapmadığı şeyleri yapar?Çünkü aşk seni sen olmaktan alır, yakar.
Hayallerin olur, umutların olur,Hem derdin olur, hem de dermanın olur.Bir anda o kara gecelerin aydınlanır.Ve bir o kadar da senin canını yakar.Bir o kadar da bütün gecelerin cehenneme dönüşürGurur mu? Umurunda olmaz.İşte aşk öyle bir şey ki:Seni hem mutluluğaHem de mutsuzluğa götürür.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: DİDEM ÇİÇEK
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Sokaklarda bir başıma durmuşum, Elimde resmin gözlerine vurulmuşum,Nasıl da bağlandım bir bilsen?İçim kan ağlıyor bir sana tutulmuşum.Çağırsam seni bana gelir misin?Korkuyorum yine sensizlikten.Sensizlik nedir bilir misin?Ellerimi açıyorum her yerdeAşkım gözüme inmiş bir perde.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: ESRA ESEN
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Bu fani evrende,Kelebeğin bir günlük ömrü gibi sevdim.Bitmeyecekmiş gibi,Sana anlatmak isterdim.Gözlerimi her kapadığımdaNefesinin içimden çıkışını,Sana anlatmak isterdim.Bende olup da, sende olmayanı,Bu kalbimdeki pembe devrimi,Anlatmak isterdimBir ömür boyunca.Dinlemek yeter mi sevdiğim?Gözlerimin sana karşı olan umudunu görmek isterdim.Tükenmeyen bir kağıt parçasıyla,Tükenmez denen umudunu yitirmeyen kalemlerle,Gözlerindeki bana bakan umut ışığıyla,Mahşere kadar yanar kalbim sana.Gülmek isterken ağlamak;Ağlamak isterken gülmek nedir?Anlatmak isterdim son nefesime kadar sevdiğim.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: MERVE ALPER
Konu: Şiirler

15 Temmuz Sözleri

Yağmur Damlaları gibi düştüler toprağa,Hiç yıkılmadan kalktılar ayağa,Tanklar, toplar meydandaOnlar sahip çıktılar vatanlarına.Kimi baş başa kaldı silahlarla,Kimi bunlara baktı güldü kahkahalarla.
Vatan için, ülke için, bayrak için,Canlarını feda ettiler millet için.Kahramanlar sahip çıktılar ülkelerine,Kurşunlara göğüs gerdiler.
Tüm dünyaya gösterdiler halkının gücünü.Yılmadılar, yıkılmadılar bu millet için,Haykırdılar durmadılar hiçbir saniye,Bu ülke için, bu millet için.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: BAŞAK İRFAN
Konu: Şiirler

15 Temmuz Sözleri

Soğuk bir gecenin ayazında,Gürültü var sokaklarda.Silah, tank, top sesleri…Önce kesti nefesleri.
Tüm millet kalktı ayağa,Hainlere karşı durmaya,Kan kokan bitkin sokaklara,Hadi deyip geçtiler tankların karşısına.
Türkü, Kürdü,Çerkez’iEzdi geçti herkesi.Bayrağın yüreği gibi dimdik.Dikilip biz yılmadık, yıkılmadık.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: BAŞAK İRFAN
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Senin kapattığın kapılar ardında,Doğan ıssız karanlık gecelerde,Dilime kilitler vuruldu o gece.Kalbimin anahtarı da seninle geldi o gece,Nefesim kesildi, bitti her gece,Yokluğunla biran avunsam bile,Beni yıkıp geçti gözlerin.Nefesimi kesen o sözlerin.Hiçbir kış yokluğun kadar üşütmedi,Hiçbir yaz varlığın kadar da ısıtmadı beni.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: BERİVAN ASLAN
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Masalların doğru olmadığı, Asıl gerçeğin ölüm olduğunu,Aşk acısının ise ölümden beter olduğunu,anlatmayacak mıydın bana?
Bir kere baksaydın yüzüme,Bir eylül sabahı düştün kalbime,Kalbime düştüğün yerde,Alıverdin beni kendi kalbine.
Ne unutacak kadar nefrettin bana,Ne hatırlayacak kadar özlemdin,Ne de bırakıp beni benden gittin,Ne de ben senden gidebildim.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: BERİVAN ASLAN
Konu: Şiirler

Anneye Sözler

ANNEM

Çok özledim annem!Kokunu sesini, kızım deyişini…Nereye baksam seni görüyorum,Alışamadım sensizliğe ölüyorum.Benim dertlerimle dertlenen annem,Şimdi toprağa veriliyor!Hastalandığımda başucumda bekleyen annemBenim için canını feda eden,Şimdi beni yapayalnız bırakıyor.
Ben şimdi kimsesizliğe sarılıyorum.Kimsesizliğe sorularımı soruyorum.Şimdi kim beni uyandıracak annem,Haydi, kalk anne gel yanıma!
Ben sensiz nasıl yaşayabilirim,Sensiz nasıl ayakta durabilirim,Ben şimdi sensiz ne yapacağım annem?Haydi, haydi geri gel annem!
Şiir Oku Şiirler
Yazan: EBRU ERTAŞ
Konu: Şiirler

Anneye Sözler

BİR KÖYÜM VARDI
Bir köyüm vardı,Toprağım diye bastığım yer.Bir evim vardı,İçinde büyüdüğüm yer.
Bir de güzeller güzeli bir annem vardı,Bana hiç kıyamayan…Ve belki biraz da hayallerim vardı,Gerçekleşmesine inandığım,Olur diye umuda daldığım.
Şiir Oku Şiirler
Yazan: KÜBRA ERDİNÇ
Konu: Şiirler

Sevgiliye Sözler

Çünkü Aşk:

Düşlerinden vazgeçememektir. Öyle bir şey ki ömrüne sığdırıp hafızana sığdırmamaktadır. Bir cebinde çakmağı olmayıp da Gömleğine siğara kokusu sinmiş bir adam olmaktır.

Çünkü Aşk:

Biraz nem koklamaktı gözlerde, biraz da hıçkırıktı bedende Her konuyu sana getirmekti. Gitmen gerektiğini hissettiğinde gitmekti.

Çünkü Aşk:

Benim seni sevdiğimi bilerek yaşarken, Senin beni neden sevmediğini bilmemekti. Gerçekten sen beni neden sevmiyorsun?
Aşk Şiir Aşk Sözleri Sevgiliye Sözler Şiir Oku Şiirler Aşk Şiirler
Yazan: R. BERFİN BAYRAK
Konu: Şiirler
Kaynak: https://masaloku.com.tsiirler
submitted by masalokucomtr to u/masalokucomtr [link] [comments]


2018.06.25 19:45 Elatra Neden kaybettik

Ekşi denilen cesspool'da bir entry gözüme çarptı. Uzun biraz.
  • tayyip erdoğan'la durduk yere miting meydanından kavgaya girmek. danışmanlarının fos olduğunu gösterir. erdoğan gibi çok güçlü bir figürde kendini gören, erdoğanı içselleştirmiş, kendileri gibi olan adamı diline dolarsan ondan oy alamazsın. anca kendi kitlenin gazını alırsın.
  • diploma konusu. bu saçma tartışma akp seçmeni nezdinde çok ters tepiyor. ama nato kafa nato mermer. anlatmak zor.
  • son mitinglere doğru iyice yapılacak icraatlerin es geçilmesi. durmadan rte rte, rte'ye recep diye hitabet. ister inanın ister inanmayın bu şekilde siz iktidar bloğundan oy alamazsınız. tam aksine oy kaybedersin.
  • apolet sökme hadisesi. baştan aşağı akla uymayan açıklama. chp bu militan söylemlerden vazgeçmeli.
  • oy oranlarına bakıldığında demek ki kalabalıklarla gaza gelip ben oldum dememek gerekirmiş.
  • sosyal medyaya ekşiye çok takılmak. marrem başgan ben sana söyledim bu pempegötlülerin peşine çok takılıp kendi kendine gaza gelme diye.
Bu entry'e genel olarak katılıyorum. Özellikle apolet muhabbeti AKP'ye gümüş tepsiyle propaganda malzemesi vermekti zaten.
Fakat seçimi bize kaybettiren temel şey bu değil.
Seçimi kaybettiren temel şey ne İnce'nin, ne de muhalif vatandaşın gerçeklerle bir alakası olmaması.
Bazen öyle şeyler dedi ki ya bunu neden diyor dedim kendi kendime. Apolet öyle bi söylemdi. Erdoğanla atışma durumu da saçma çünkü bir AKP'liye "Erdoğan kötü" dersen adam onu "senin ben ananı bacını sülaleni sikeyim" olarak algılar. İnternete baktım şu apolet söyleminden sonra, muhalifler alkış tutuyor. Manyak mısınız lan? Yine gittim ekşiye birisi demiş ki "bu yüzden seçimi kaybedeceğiz" ve mantıklı bir şekilde açıklamış adam. Gelen entryler? "çok istiyosun dimi CHP kaybetsin" "göreceksin kazanacağız" "istemesen de kazanacağız ulan" falan gibi şeyler? Bana yapılan defeatist muhabbeti gibi tepki gelmiş adama.
Ben sizinle aynı ülkede yaşıyor olamam. Çevrenizde bir tane AKP'li mi yok? Bakkal falan da olur. Kendi bubble'nızda yaşayıp kendi kendinize zincirsikişi yaparak seçim kazanabileceğinizi düşünüyorsunuz. İnce de böyle sarhoş oldu. Düşmanın gibi düşünemezsen düşmanını alt edemezsin.
Ekşi ve bu sub bu konuda bana çok yardımcı oldu çünkü pembe götlü beyaz yakalı kendi bubble'ında yaşayan tipler ekşide falan takıldığı için onların bakış açısını görebiliyorum. Ve diyorum ki, gerçeklikten kopuksunuz arkadaşlar.
Nanoteknoloji nedir amk? CHP'linin CHP'liyi pohpohlamasından başka bir şey değil bu. Adam tabii ki bedava kek diyen adaya oy verecek. Yani bunu tartışmamız lazım bile. Bunu anlayamayan adam bi zahmet apolitik olsun. Diploma muhabbeti de aynı şey. Yine başka bi entry: "- diplomasız aday söylemi aynı şekilde diplomasız olan akp seçmenini aşırı derecede geri itti." bak ekşide bile bi akıllanma var. AKP'liler "ben=erdoğan" diye düşünüyor sen Tayyibe "diploması bile yok embesilin .d.d.d" diyince AKP'lilere sallıyorsun aslında.
CHP neden seçimleri kaybetti? Çünkü AKP'liler Mars'da CHP'liler Venüs'de yaşıyor. Yani aralarındaki uzaklık bu kadar büyük.
Bu durumu nasıl aşabiliriz? Gerçeklikten kopmadan, AKP'liler psikolojisini aklımızda tutarak ve buna yönelik bir strateji belirleyerek, Ekmeleddin gibi öbür aşırıya gitmeden düzgün bir yol izlersek. Bunu yaparsak seçimi kazanırız demiyorum ama halimiz bu kadar da vahim olmaz. Zaten önemli olan seçim değil, milletin düşünce şeklini değiştirebilmek. İnce gibi gereksiz gaza gelip "Seçilince onun apoletini sökerim bunu kovarım" muhabbeti yapmayacaksınız.
Anlamadığınız şeylerden birisi de evet AKP'liler işçi sınıfı ama adamın işçi sınıfını yüceltmek gibi bir niyeti yok, o orta sınıfı ve beyaz yakalıyı (yani seni) aşağı çekmek istiyor. AKP'nin ülkeyi cehenneme sürükleyeceğini bilip de oy veren var yani onu demek istiyorum.
edit: o başlık
apolet başlığı
bak bak öküze bak ne demiş "oy vermemek icin bahane arayan gevsekleri gordukce gotumle guluyorum. ulan zaten oy vermeyeceksiniz neyin tatavasi lan bu?" allahın kemalisti bu herifler yüzünden seçim kaybetmekten yıldım ulan
kısa tutacaktım da "onu da diyeyim şunu da diyeyim" dedikçe editleyip editleyip 20 dakikada wall of texte çevirdik vatan sağolsun. neticede AKP'lilerden oy almak imkansızdır ve AKP'ye oy veren ama AKP'li olmayanları ayartmalıyız gelecek sefere.
Aklıma bir şey daha geldi Selo'yu ziyaret etmek büyük hataydı. Mecliste HDP'ye başkanlıkta İnce'ye oy vermiş birisi olarak söylüyorum. Millet PKK'dan ve FETÖ'den nefret ediyorken ve "İYİ FETÖCÜ, CHP PKK'LI" muhabbeti iyice almış yürümüşken yapılmış kilit bir hataydı. Kürt oyunu toplamayı HDP'ye bırakmalılardı. Siktir edin abi Kürtleri. Milliyetçi oy potansiyeli çok daha güçlü Türkiye'de. Erdoğan'a fazla bulaşmayıp AKP'nin PKK ve FETÖ ile olan mücadelesinde yaptığı hatalardan, bunun karşısında CHP'nin yapacaklarından daha sık bahsetmeliydiler. Türk milletinin sikinde değildir ülkede özgürlük kalmaz insanlar taş yer ama "BEGAGA BİTİYOR" muhabbetini duyunca sevinir.
edite doyamıyorum aklıma geldi yine akplileri anlamak istiyorsanız şu videoyu izlemenizi tavsiye ederim
"artık seçim olmayacak ki" de demeyin. gerçek defeatism budur. seçim her zaman olacak. seçim CHP'linin kamçısıdır. CHP'lilerin belli bir umut miktarına sahip olmaları lazım ve seçim bunu sağlar. Orwell'in 1984'ünde bile insanların belli özgürlükleri vardır onları yaşama bağlayan. Erdoğan seçimi yasaklarsa CHP'lilerin sokağa çıkmaya kalkacağının farkında. seçime girip kazanmak daha kolay.
submitted by Elatra to Turkey [link] [comments]


Kanser Tanısı Alan Yakınlara Nasıl Davranılmalı? #KansereKarşı1iz Mustafa İRCİ - YouTube Yeni Başlayanlar için Motosiklet Kaza Riskleri / Evsiz Dayı / Motovlog Eser:Necip Fazıl Kısakürek ''BİR ADAM YARATMAK'' Çılgın Dersane - Odaya Adam Nasıl Atılır? - YouTube Cinsellik çocuklara hangi yaşta ve nasıl anlatılmalı? Derdini Rabbine anlatmak yerine başkalarına anlatmanın sakıncaları nelerdir? Halis Hoca Müslimler arasındaki güven ilişkisi nasıl olmalıdır? Halis Hoca (Ebu Hanzala) Jimin ile hayal et~Zoraki Evlilik~35《Oyun başlıyor》

şiiri anlatmak için...

  1. Kanser Tanısı Alan Yakınlara Nasıl Davranılmalı? #KansereKarşı1iz
  2. Mustafa İRCİ - YouTube
  3. Yeni Başlayanlar için Motosiklet Kaza Riskleri / Evsiz Dayı / Motovlog
  4. Eser:Necip Fazıl Kısakürek ''BİR ADAM YARATMAK''
  5. Çılgın Dersane - Odaya Adam Nasıl Atılır? - YouTube
  6. Cinsellik çocuklara hangi yaşta ve nasıl anlatılmalı?
  7. Derdini Rabbine anlatmak yerine başkalarına anlatmanın sakıncaları nelerdir? Halis Hoca
  8. Müslimler arasındaki güven ilişkisi nasıl olmalıdır? Halis Hoca (Ebu Hanzala)
  9. Jimin ile hayal et~Zoraki Evlilik~35《Oyun başlıyor》
  10. DR.MÜNİR DERMAN KS YALAN SÖYLEYEN ADAM ŞİRKDE DİR.

Hüsrev, bir dost toplantısında bunun, garipsenecek bir şey olmadığını anlatmak için, ruh hastalıkları doktoru Nevzat’ın tabancasını ister ve oyundaki çocuğun şarjörü nasıl ... Cinsellik 3 yaş öncesinde anlatılması gereken bir konu değildir. Çocuklar 3 yaşından sonra kadın-erkek farkını anlamaya başlıyor. Kendisinde erkekse babasına, kızsa annesine ... Kıymetini anlatmak istiyorum. Onun için, ... hicret de bir sırrdır… Güneş doğduğu gibi batmağa gidiyor. ... Öldürmeye bile giden adam. Onun için Resûlullah’ın kıymetine bakınız, Ama Allah yokmuş gibi bulduğun her insana derdini açar, lakin bir türlü ellerini açıp Allah’a derdini anlatmak aklına gelmezse Allah seni nefsinle baş başa bırakır. Kendi nefsinle ... Bu onun için evet demeğin başka bir yoluydu. Biraz daha konuştuktan sonra uykunun kollarına huzurlu bir şekilde bıraktılar kendilerini. Evet bu aralar iğrenc şekilde romantikliğim tutdu. Adam Gibi Adam - Channel 124 videos Hangi kıyafetler moda, hangisi ne zaman giyilir, nasıl bir tarzınız olsun, size hangisi uyar, erkek modasına dair binlerce konu... Zaten başka bir hadiste de bunu anlatmak için açıkça söylüyor Peygamber (sav): “Müslimlerin birbirlerine olan sevgileri ve duygusallıklarında, merhamet ve şefkatlerinde misalleri bir ... Abone Olmak için Tıklayınız → http://bit.ly/cilgindersanefilm Çılgın Dersane - Odaya Adam Nasıl Atılır? Hadi (Cüneyt Arkın) İstanbul Özlem Dersanesi ... Kanser hastası almış bir yakınınıza karşı anlayışlı, iyi niyetli olmak çok önemlidir. Başka kanser hikâyelerini anlatmak yerine onu dinlemek, onun açık olması için onu ... Trafikte oluşabilecek kaza unsurlarına karşı nasıl öngörülü olabiliriz, Ne gibi kaza olasılıklarını önceden tahmin edebiliriz, bunlardan bir kaçını örnekli olarak anlatmak istedim.